(818 S. K. m. 53, 106)
Dava: Taraflar arasındaki sözleşmenin feshinin haksızlığının tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı kurumla olan sözleşmesinin 29.3.2001 günlü yazısı ile sahte reçete kullanmak eyleminden dolayı ( 7 ) yıl süre ile feshedildiğini, reçetede sahtecilik yapmadığını, bu konuda açılan ceza davasında beraat ettiğini bildirerek, fesih kararının haksız olduğunun tespitini talep etmiştir.
Davalı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmede, reçete düzenlenmesi ve ilaç verilmesi bedellerinin ödenmesine ilişkin esasların düzenlendiğini, davacının bu esaslara aykırı davranarak sağlık karnesi ve reçete suretini görmeden, ilaç verdiğini, bu reçetelerin sahte olarak hazırlanarak komisyon karşılığı davacı eczaneye getirildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu olayda Selçuk Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde yatarak tedavi gören hastaların Sağlık karnelerinin bilgileri dışında alınıp, koparılan boş reçete asıllarına, hastanede görevli Mustafa Çiçek ve Ahmet Kaplan adlı şahıslar tarafından sahte imza ve kaşe ile düzenlenen reçetelerin, aynı şebekeye dahil kişilerce şehir merkezindeki eczanelere dağıtılarak, ilaç alındığı hususları Konya Ağır Ceza Mahkemesi davası dosyasında maddi vakıa olarak kabul edildiği gibi davalı kurumca yapılan soruşturmada da açıkça ortaya konulmuştur. Bu şekilde sahte reçete tanzim eden şebeke tarafından, dava dışı Muammer Yakum ve Duran Ataç isimli hastaların sağlık karnelerinden koparılan reçete aslı doldurularak 2000 yılı itibariyle değeri 2.327.327.229 TL. tutan kanser ilaçlarına ilişkin reçetenin, ilaç satış mümessili Reşat Özkaymakçı adlı şahıs tarafından, davacı eczaneye getirildiği, bu suretle ilaçların getiren şahsa verilerek, reçete karşılığı düzenlenen 10.10.2000 ve 10.12.2000 tarihli fatura bedellerinin davalıdan tahsil edildiği ceza dosyası, soruşturma evrakı ve tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin ilaçların verilmesinde ve bedellerinin ödenmesinde uygulanacak esaslar başlıklı bölümde reçetelerin sağlık karneleri ile beraber getirilmesi, reçete aslının, karnedeki suretle karşılaştırılması, ilaçları alan kişinin kimliği ve imzasının alınması suretiyle ilaçların verilebileceği ve bunların bedellerinin fatura edilmesi halinde ödeneceği kararlaştırılmıştır. Buna göre davacı eczacı reçete aslı ile beraber sağlık karnesinin ibrazını ve bu suretle eldeki reçete ile karşılaştırılarak kontrol edilmesi ayrıca ilacı alan kişinin imzası ve adı soyadının reçete arkasına yazılarak ilaç verilmesini temin etmeyerek protokol hükümlerine aykırı davrandığı, bu şekilde kuruma bedelini fatura ederek zarara uğrattığı açıktır. Söz konusu ilaçlar reçete tarihine göre bedeli yüksek kanser ilaçları olup, bu ilaçlar karne sahibi hastalarca kullanılmamıştır. Davacı eczacının bu eylemleri nedeniyle sözleşmenin "sahte olarak basılmış ilaç fiyat kupürlerinin tanzimi ve kullanılması, sahte reçete tanzimi ve kullanılmasına.." ilişkin ( k ) bendi kapsamına uygun olarak ( 7 ) yıl süre ile feshedilmiştir. Davacı taraflar arasında düzenlenen protokol hükümlerine uygun hareket ederek sağlık karnesinin ibrazını, talep ettiği takdirde karnede fotokopili suretinde reçete olmadığını görerek reçetenin sahteliğini kolayca tespit edebileceği gibi, ilacı teslim alan kişinin kimliği ve imzasını almayıp, hastanede yattığını bildiği hasta adı ve yerine atılan imza ile ilaç vererek protokol hükümlerine açıkça aykırı hareket ederek davalı kurumu zarara uğratmıştır. Protokolün ( k ) bendinde mutlak bir kasıttan bahsedilmediği gibi protokol hükümleri karşısında davacının eylemleri kül halinde ağır kusur, ağır ihmal niteliğinde olup, protokol hükümlerine açıkça muhalefet ettiği ve gerekli özen borcunu yerine getirmediği açıktır. Buna göre mahkemece, dava konusu olayın taraflar arasındaki protokol hükümler çerçevesinde değerlendirilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde, davacının ceza davasında beraat etmiş oluşu, reçetenin sahteliğinin belirlenemeyeceği gibi gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 25.1.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy