(818 S. K. m. 182) (1086 S. K. m. 288)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı bakkal dükkânı işlettiğini, davalının dükkanından veresiye alış veriş yaptığını, davalının veresiye yaptığı alışverişleri kalem kalem miktarıyla birlikte defterine yazdığını, davalının borcunu ödemediğini, tahsili için giriştiği icra takibine itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını, %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, davacının dükkânından veresiye alışveriş yaptığını, ancak borcunun tamamını ödediğini bildirerek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, bakkal dükkânından alışveriş yapan davalının borcunu ödemediğini, alacağının tahsili için giriştiği icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, Vaki itirazın iptalini bu dava da istemiştir. Davalı ise, davacının dükkânından veresiye alışveriş yaptığını kabul etmiş, ancak borcunun tamamını ödediğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur. BK 182/2. fıkrası gereğince; hilafına adet veya sözleşme bulunmuyorsa, satıcı ve alıcı aynı zamanda borçla yerine getirmekle yükümlüdür. Anılan madde uyarınca, alım satım sözleşmesinde kural olarak ve satıcının edimlerini alıcı ve satıcının edimlerini aynı anda yerine getirmeleri kanuni karine olarak kabul edilir. Bu karinenin aksini iddia eden, bunu ispat etmekle yükümlüdür. Dava konusu uyuşmazlıkta ise, davalı alıcı veresiye satışı kabul etmiş, ne var ki veresiye satın aldığı mal bedelinin tamamını ödediğini bildirerek, ödeme definde bulunmuştur. Hal böyle olunca dava konusu alacağın miktarı itibariyle davalı ödeme defini HUMK'un 288. maddesi gereğince yasal delillerle ispat etmekle yükümlüdür. Mahkemece davalıya ödemeye ilişkin yasal delilleri, davacıya da karşı delilleri sorularak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, ispat külfetinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy