(2004 S. K. m. 72, 78, 257)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile yaptığı alışverişler sonucunda verdiği senetleri banka vasıtasıyla ödediği halde davalının iade etmediği bu senetleri icra takibine koyduğunu belirterek 3.300.000.000 TL borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı, ileri sürülen banka havalelerinin icra takibine konu bonolar ile ilgisi olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.Mahkemece, davacının haciz sırasında borcu kabul ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının, icra takibine konu bonolar nedeniyle aldığı ihtiyati haciz kararına istinaden 23.07.1999 tarihli haciz sırasında davacının borca bir diyeceği olmadığını, borcun ödenmesi hususunu alacaklı ile takvime bağlayacaklarını beyan ettiği tarafların ve mahkemenin kabulündedir. Ne var ki davacının bu beyanı icra baskısı ve haciz tehdidi altında alınmış olup, davacının bu kabulü davacıyı bağlamaz. Bu itibarla davacının borcu kabullendiğini söylemek mümkün değildir. Öte yandan davacının aynı hususta açtığı ilk davada mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı temyizi üzerine, davalının diğer temyiz itirazları reddedilerek 25.08.1997 ödeme günlü 1.000.000.000 TL bedelli senet yönünden imza incelemesi yapılması gerektiği gerekçesiyle dairemizce bozulmuş, davacı o davayı takip etmediği için davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Mahkemece, davacının haciz esnasındaki kabul beyanının bağlayıcı sonuç doğurmayacağı benimsenerek ve davacının açtığı ilk davadaki davacı lehine oluşmuş usulü kazanılmış haklarda gözetilmek suretiyle işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy