(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 101)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı şirket, davalının satın aldığı arazi ölçer cihazının karşılığında vermiş olduğu 10.9.2002 tarihli 950 Euro bedelli bonoyu ödemediğini, başlatılan icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 icra inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Davalı, davacı şirketten satın aldığı arazi ölçer aletinin arızalı çıktığını, davacıya iade ettiğini belirterek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 1.524.741.000 TL asıl alacak ve 343.067.000 TL cezai şart üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak üzerinden %40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında imzalanmış olan 6.6.2002 tarihli sözleşmede, satın alınan arazi ölçer cihazının satım bedeli olan 950 Euro'nun 6.6.2002 tanzim ve 10.9.2002 vade tarihli bono ile ödeneceği kararlaştırılmıştır. Borçlar Kanununun 101. maddesinin 2. fıkrası gereğince, borcun ifa edileceği gün açık bir şekilde belirlenmiş ise, ayrıca ihtara gerek kalmaksızın belirtilen günün bitiminde borç muaccel hale gelir. Dava konusu olayda da borcun ödeneceği tarih açıkça belirlenmiş olup, vadesinde ödenmemesi halinde vade tarihinden itibaren aylık %15 gecikme faizi ödeneceği de sözleşmede hüküm altına alınmıştır. Bu durumda davacı, alacağını vade tarihinden takip tarihine kadar işlemiş faizi ile birlikte istemekte haklı olup, mahkemece işlemiş faiz yönünden gerekli inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Birinci bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy