(2004 S. K. m. 67) (6762 S. K. m. 21) (3095 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, dava dilekçesinde davalının kaçak su fatura bedelini ödemediğini ileri sürmüş, bilahare yaptığı açıklamada da, davalı abonenin temin ettiği suları kullanarak atık hale getirdiği atık suları idarenin kanalizasyonuna veya alıcı ortama vererek kullanılmış suların uzaklaştırılması hizmetinden yararlandığını ve tahakkuk eden fatura bedelini ödemediğini yapılan takibe de haksız itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra-inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kullanılan suyun vakfa ilişkin olduğunu savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 9.787.508.000 TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, takip gününden kanuni faiz yürütülmesine ve %40 inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) İİK.nun 67 inci maddesinin 2 nci fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının icra hakimliğine başvurmadan, alacağını mahkemede dava ederek, haklı çıkması kanuni koşullardandır. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması da kanuni koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı; alacağın likit ve belirli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belirli sabit veya belirlenmek için tüm unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir.
Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir halde ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan kanuni kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, abone sözleşmesine dayanan KSUB fatura bedeline dayandığından, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmesi usule ve kanuna aykırıdır. Bozma nedenidir.
3-) Davacı tacir olduğundan, TTK. 21/2 maddesine göre, bir taraf için ticari iş mahiyetinde olan sözleşmeler, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça sair taraf içerisinde ticari iş sayılır. Bu halde 3095 sayılı yasanın 2/3 maddesi gereğince ticari işlerde temerrüt faizi, reeskont faiz oranına göre istenebileceğinden davacı, dava konusu alacağına reeskont oranında faiz isteme hakkına sahiptir. Mahkemece, hüküm altına alınan alacak tutarına reeskont faizi yürütülmesine karar verilmesi gerekirken, bu yön gözden kaçırılarak kanuni faize hükmedilmesi de yanlıştır ve bozma nedenidir.
4-) Davacı, 8.346.387.500 TL KSUB ve 12.027.077.000 TL işlemiş faiz vs toplam 20.375.885.000 TL üzerinden 18.4.2000 tarihili icra takibi ile, talepte bulunmuş ve davalının dava açıldıktan sonra 11.12.2000 gününde yaptığı 10.588.377.000 TL. ödeme mahsup edilerek, kalan alacak üzerinden itirazın iptal edilmesine karar verilmiştir. Bu halde davalı dava açıldıktan sonra ödeme yaptığından takip talebindeki miktar için aleyhine dava açılmasına sebep olmuştur. Bu nedenle, mahkemece mahsup yapılan tutarın reddedilen miktar olarak kabul edilip, davalı lehine vekalet ücretine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, 2, 3 ve 4. benlerdeki yanlışlıların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın davacı yararına düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi gereğidir.
Sonuç: Yukarda 1. bentte açıklanan sebeplerle davalının bütün davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2.bent gereğince temyiz edilen kararın hüküm başlıklı bölümünün 2 no.lu bendindeki ..icra inkar tazminatı talebinin reddine sözlerinin karardan çıkarılmasına yerine (..kabul edilen asıl alacağın üzerinden hesaplanacak %40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline) sözlerinin yazılmasına, 3.bent gereğince temyiz edilen kararın 1 no.lu bendindeki ...takip gününden kanuni faiz uygulanmasına sözlerinin silinerek yerine takip gününden reeskont oranında faiz yürütülmesine ibarelerinin yazılmasına, 4. bent gereğince, temyiz edilen kararın hüküm başlıklı bölümünün 5 nolu bendinin hükümden çıkartılmasına, kararın düzeltilen ve değiştirilen bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 21.02.2005 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy