(818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26, 27) (4721 S. K. m. 706) (1512 S. K. m. 44)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, kiracı olarak kullandığı ve davalı adına tapuda kayıtlı bulunan 2 nolu dükkanı 1.7.1999 tarihli harici sözleşme ile davalıdan satın aldığını, satış bedeline mahsuben 45.200 DM ödediğini, taşınmaza faydalı masraflar yaptığını, taşınmazın deprem nedeniyle hasara uğradığını ve binanın imar mevzuatına aykırı yapıldığının tespit edildiğini ileri sürerek sözleşmenin feshine, ödediği satış bedeli ile faydalı masraf tutarı olan toplam 47.200 DM'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 1.7.1999 tarihli harici satış sözleşmesi ile taşınmazı davacıya sattığını, 45.200 DM pey akçesi aldığını, sözleşmenin feshini gerektirecek bir neden bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiş; birleştirilen davası ile 32 aylık dönem için şimdilik 10.000.000.000 TL kira kaybının tahsilini istemiştir.
Mahkemece binanın ayıplı olmadığı, davacının bakiye satış bedelini ödemeden sözleşmenin feshini ve ödediğini geri isteyemeyeceği, tapu devri yapmayan davalının da kira kaybı isteyemeyeceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen tapulu taşınmazın satışına yönelik 1.7.1999 tarihli harici sözleşme Borçlar Kanunu 213, Tapu Kanunu 26-27, Medeni Kanun 706, Noterlik Kanunu 44 maddeleri uyarınca resmi biçimde yapılmadığı için geçersizdir. Hukuken geçersiz sözleşmelerde taraflar aldıklarını haksız iktisap hükümlerine göre aynı anda birbirlerine iade etmek zorundadır. Davacı alıcının, geçersiz sözleşme gereğince davalı satıcıya 45.200 DM ödediği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. O halde davacının ödediği bedeli, satıma konu taşınmazı davalıya iade etmek koşuluyla talep etme hakkı vardır. Sözleşme ile birlikte taşınmaz davacıya, bedel davalıya teslim edildiğine göre tarafların birbirlerinden faiz ve kira bedeli istemeleri mümkün değildir. Mahkemece satıma konu taşınmazın davalıya iadesi karşılığında davacının ödediği 45.200 DM satış bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde bu kalem istemin de reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy