(4721 S. K. m. 706) (818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı her iki davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, Davalıların murisinden kalan 27 parsel nolu taşınmazı 15.12.1988 yılında harici sözleşme ile davalılardan 15.000.000 TL'na satın aldığını, buna rağmen davalıların aleyhine men-i müdahale davası açarak davanın kabulüne karar verildiğini ve icra yolu ile tahliye edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartı ile 3.800.000.000. TL'nin tahsilini istemiş 26.2.2003 tarihli açtığı ek dava ile de 1.140.000.000.TL'nin tahsilini istemiş mahkemece her iki dava birleştirilmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemiş olup açtıkları karşı davada dava konusu taşınmazın davalının 13 yıldır zilyetliğinde olduğundan 5.000.000.000.TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, asıl ve birleşen davanın kabulüne, Karşılık davanın ise kısmen kabulü ile 806.091.636 TL.nin davacıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde, davacı ile davalılar arasında tapuda kayıtlı taşınmazın satışına ilişkin 15.12.1988 tarihli harici sözleşmenin yapıldığı bu sözleşmeye binaen davacının 15.000.000.-TL ödediği buna karşılık taşınmazın zilyetliğinin davacıya devredildiği dosya içeriğinden anlaşıldığı gibi bu husus taraflarında kabulündedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık tapulu taşınmazın harici satışından kaynaklanmaktadır. Yasanın aradığı şekil şartlarına uyularak resmi merciler önünde yapılmış bir satış sözleşmesi olmadığından, yapılan harici sözleşme MK. 706, BK. 213, Tapu Kanununun 26. maddesi hükmüne göre geçersiz olup, bu nedenle taraflar ancak verdiklerini isteyebilirler. Alıcı ödediği bedel için faiz isteyemez, satıcı da taşınmazın kullanılmasına karşılık alıcıdan ecrimisil isteyemez. Davalılar aldıkları bedelin iadesi ile yükümlü olup, davacının bedelin tahsiline kadar taşınmazı yedinde tutma hakkı bulunduğundan davalıların taşınmazı meni müdahale yolu ile aldıkları satış bedelini ödemedikleri açık olup, davalıların ecri misil talep etmeleri mümkün değildir. Hal böyle olunca mahkemece karşı davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1.bent gereğince açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının Reddine, 2.bent gereğince temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 2.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy