(2004 S. K. m. 67) (4077 S. K. m. 1, 2, 10/A, 23)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile kredi kartı üyelik sözleşmesi akdedilip, davalıya kredi kartı verildiğini, davalının borcunu ödemediği için akdin feshi ile kartın iadesi istenildiğini, davalıya ihtarname ile verilen 7 günlük süre geçmesine rağmen borcunu ödemediğini, temerrüde düştüğünü icra takibi yapıldığını takibin durduğunu, davalının borca itiraz dilekçesinde 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden yararlanmak ve borcun yeniden hesaplanması istendiğini, oysa davalının yasanın yayımından önce temerrüde düşmediğinden yasadan yararlanamayacağını ileri sürerek davalı borçlunun itirazının iptaline takibin devamına, %40 dan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, 4822 sayılı yasadan yararlanma hakkı olduğunu, davacı bankanın taksitlendirme isteğini kabul ettiğini böylece yasadan yararlanma isteğini kabul ettiğini yaptığı hesaplamalara göre ödeme yaptığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davacı bankanın davalının 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden yararlanma isteğinin kabulü gerektiğini, bunun yanında davalının başvurusunun bankaca kabul edilerek davalı yararına kazanılmış hak oluştuğunu davalının bu doğrultuda ödemeler yaptığının anlaşıldığından konusuz kalan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun amaç başlıklı 2. maddesinde Bu kanun 1. maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar hükmüne yer verilmiş; yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için, yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasanın 10/A maddesi kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi, yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Mahkemece bu yönler göz önünde tutularak ayrı bir Tüketici Mahkemesi varsa, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi, tersi durumda davaya Tüketici mahkemesi sıfatı ile bakılması gerekir. Bu yönlerin gözden kaçırılması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
2- Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Davacı tarafından temyiz olunan kararın 1 nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, 2 nolu bentte gösterilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.02.2005 gününde oybirliği İle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy