(2004 S. K. m. 67) (4389 S. K. m. 14, Ek m. 5)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, kredi kartı borçlusu olan davalının ihtara rağmen borcunu ödemediği için icra takibine girişildiğini, hem icra dairesinin yetkisine hem borca, faiz ve oranına itirazda bulunduğunu ileri sürerek itirazının iptali ile % 40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ödemelerine ilişkin dekontları olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, takip tarihi itibariyle anapara, birikmiş faiz ve diğer vergilerin toplamı takip tarihinden sonra ödenmiş olduğundan dava konusuz kalıp, takip tarihinden ödeme tarihlerine kadar işleyecek faizin İcra Müdürlüğünce karşılanması gerektiğinden konusuz kalan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı banka tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı bankanın aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazının reddi gerekir.
2- Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış, Hukukçu-Banka Şube müdürü olan bilirkişi tarafından takip tarihi itibariyle davacı bankanın takip konusu alacağı, ana para, işlemiş faiz, BSMV, KKDF ve ihtarname masrafından oluşmak, işlemiş faizin taleple bağlı tutmak üzere 2.201.495.539.-TL olarak belirlenmiş, takipten sonra yapılan ödemelerin toplam 3.250.000.000.-TL olmasına göre konusuz kalan davanın reddi yolunda karar oluşturulmuştur. Bu durumda icra takibinin harç, icra masrafları ve vekalet ücretinin, takip tarihinden sonra ana paraya yürütülecek faiz ve faizin gider vergisi isteklerinin karşılandığı kabul edilmiş olmasına karşın bu yönler üzerinde durulmadığı anlaşılmaktadır. Onun için her davanın açıldığı tarihteki fiili duruma ve hukuki sebeplere göre hükme bağlanması gerekir. İtirazın iptali davalarının özelliği ise alacak miktarının takip tarihi itibariyle belirlenmiş olmasıdır.
Öyle ise mahkemece konusuz kalan davanın reddine değil, takip konusu alacağı ne kadarlık kısmının iptali ile ana paraya takip tarihinden itibaren oranı belirlenerek faizi yürütülmek suretiyle devamına, sonradan yapılan ödemelerin tahsilde tekerrürü meydan verilmemesi kaydıyla infazda nazara alınması yolunda hüküm kurulması gerekirken, icra dosyası kapsamı, bilirkişi raporu ve yapılan ödemeler dikkate alınarak konusuz kalan davanın reddine şeklinde yazılı karar oluşturulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3- T.Vakıflar Bankası T.A.O.4389 sayılı Kanuna 5020 sayılı Kanunun 27.maddesi ile eklenen ek 5.maddesi kapsamına girdiği için 4389 sayılı Kanunun 14/5-C gereğince harçtan muaf olduğu halde harca tabi tutulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda (1.) bentte açıklanan nedenlerle davacı bankanın sair temyiz itirazlarının reddine, (2. ve 3.) bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı banka yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 03.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy