(2004 S. K. m. 72) (Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği m. 46)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, tarımsal sulama amacı ile davalı idareye başvurup abone olduğunu, elektrik tesisinin kontrol ve kabulü için idarenin görevlendirdiği mühendisin gelip 1.8.2002 tarihinde tesisi uygun görüp elektrik verdiğini, ancak saatin mühürlenmesini yapacak elemanların 2-3 gün sonra gelip elektrik saatini mühürleyeceğini bildirdiğini, daha sonra 26.9.2002 tarihinde gelen saat mühürleme elemanlarının mühürsüz saati kullandığından bahisle kaçak tespit tutanağı düzenlediklerini, olayda kusuru olmadığını bildirip, davalı idarece tahakkuk edilen 10.199.977.000 Lira kaçak elektrik bedelinden sorumlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının elektrik saatinin mühürsüz olduğunu bildiği halde elektrik kullandığından yapılan işlemin ve faturanın doğru olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporuna dayanılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının taşınmazında kuracağı sulama tesisi için abone olmak üzere davalıya 20.5.2002 tarihinde başvurduğu, davalı idarenin 13.6.2002 tarih ve 5987 sayılı yazı ile davalıya abone sözleşmesinin düzenlenmesi için yapması gereken işlemlerin bildirildiği ve taraflar arasında 5.7.2002 tarihinde abone sözleşmesinin imzalandığı, davacı tesisinin kontrol ve geçici kabulünün yapılması için 31.7.2002 tarihli yazı ile kurum elemanlarından elektrik mühendisi Asım Aydın'ın görevlendirildiği, görevlendirilen elektrik mühendisinin Ağustos ayı başında kontrol ve kabulü yapıp elektriği verdiği, ancak saati mühürleme ekibini yanında getirmediği, saatin mühürlenmediği ve birkaç gün içinde mühürleneceğinin davacıya söylendiği, daha sonra 26.9.2002 tarihinde gelen görevlilerin saatin endeksleri de belirtilmek suretiyle mühürlendiği gibi, davacı hakkında kaçak elektrik kullandığından bahisle tutanak tutulduğu, tüm dosya kapsamı ve yeminle dinlenen şahit beyanları ile sabittir.
Davalı kurumun şikayeti üzerine davacının cezalandırılması için Bismil Sulh Ceza Mahkemesinde açılan davada davacının beraatiyle sonuçlanıp kesinleşmiştir. Belirlenen bu maddi olgulara göre davacının eyleminin kaçak elektrik kullanma değil, Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği'nin 46 ncı maddesinin d bendinde belirtilen sayacın mühürsüz olduğunu görerek teşekkül veya şirkete haber vermeden elektrik kullanma eylemini oluşturduğu ve usulsüz olarak elektrik kullandığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği'ne göre usulsüz elektrik kullanmasından dolayı ödemesi gereken miktar uzman bir bilirkişi marifetiyle belirlenip sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy