(818 S. K. m. 161, 355)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıdan bir daire satın aldığını, tapuda devir işlemlerinin gerçekleştirildiğini, aralarındaki sözleşme gereğince dairenin 18.6.2003 günüde teslim edilmesinin gerektiğini aksi taktirde 12.000.000.000 TL. tazminat ödenmesinin kararlaştırdığını, gönderilen ihtarnameye rağmen davalının edimini yerine getirmediğini ileri sürerek 12.000.000.000 TL. cezai şartın ve 3.632.500.000 TL. eksik imalat bedelinin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava dışı yüklenicinin hastalığı nedeniyle işin geciktiğini o nedenle zamanında teslimatın yapılamadığını, cezai şarttan indirim yapılması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iki kez tespit yaptırılıp ihtarname gönderilmesine rağmen davalının edimini yerine getirmediği gerekçe gösterilerek 12.000.000.000 TL. tazminatın tahsiline vazgeçme nedeniyle eksik imalat bedeline yönelik talebin reddine karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar sözleşme ile ceza koşulu tutarını serbestçe tespit ve tayin edebilirler. Ne varki hakim, aşırı gördüğü cezaları indirmekle görevlidir ( BK. 161/1, 3 ). Burada kararlaştırılan ceza koşulunun aşırı olup olmadığını belirlemede başvurulması gereken kıstaslar önemlidir. Gerçekte de, ceza koşulunun taraflar arasındaki ilişkiye uygun düşmeyecek şekilde yüksek tutulması ve açıkça hakkaniyet ve nesafete aykırı bulunması durumunda aşırılığın varlığı kabul edilmelidir. Böyle bir sonuca kavuşabilmek için alacaklının asıl edimin yerine getirilmesindeki çıkarı ile, ceza koşulu olarak saptanan miktar arasındaki oranın ve borçlunun borca aykırı davranmasındaki kusur derecesinin ve de borçlunun ekonomik durumunun gözönünde tutulması gerekir. Öte yandan alacaklının yararlarının hesabında, borçlunun ifa etmeme yüzünden sağlayacağı kazançlarda gözardı edilmemelidir. Aşırılığın belirlenmesinde, ceza koşulunun borcun yerine getirilmesi için borçlu üzerinde manevi bir baskı yaptığı da gözetilmeli, böyle bir baskının ortadan kalkmasına yol açacak şekilde indirimden de kaçınmalıdır. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin yazılı şekilde cezai şartın tamamına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan nedenle davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan hükmün ikinci bentte açıklanan nedenle davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy