(1086 S. K. m. 293)
Dava: Taraflar arasındaki tapu iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, oğlu olan davalıya ev yapması için adına kayıtlı arsasını tapuda devrettiğini, davalının bu arsa üzerine ev yapmayıp satışa çıkardığını, davalıya haricen 2000 USD ödeyip arsasını geri aldığını, davalının tapuda devre yanaşmadığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tescilini olmazsa ödediğini paranın tahsilini istemiş, daha sonra da davasını bedele hasretmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davacının iddiasını yasal delillerle ispat edemediği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, oğlu olan davalıya haricen 2000 UİSD ödeyip arsa satın aldığını ileri sürerek ödediği paranın tahsilini istemiş, iddiasını ispat açısından da tanık dinletmiştir. Taraflar baba-oğul oldukları için HUMK. 293/1 maddesi hükmünce olayda tanık dinlenilebilir. Hal böyle olunca mahkemece, tanık beyanları değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davacının iddiasını yasal delillerle ispat edemediği gerekçe gösterilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 15.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy