(818 S. K. m. 61)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmişse de miktar itibariyle duruşmaya tabi işlerden olmadığından bu isteğin reddi ile incelemenin evraklar üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı şirket, davalı H. Aydın' a ait işyerinde 01.04.1993 tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, kira borcu bulunmadığı halde davalının icra takibinde bulunarak, menkul mallarını haciz ettirip muhafaza altına aldırarak diğer davalıya verdiği gibi, işyerinde bulunan tüm eşyalara el koyduğunu, 1994 yılında şirket ortağı olan ve aynı yıl şirketten ayrılan Ü. Dağlı' dan işyerinin tahliyesine ilişkin 18.03.1997 tarihli belgeyi baskı ile aldığını, davalının kiralananı hiçbir yasal dayanağı olmaksızın boşalttığını, 1 yıllık mahrum kaldığı geliri ile haczedilen ve el konulan menkullerin bedelinin ödenmesi gerektiğini, işyerine de yararlı harcamalarda bulunduğunu, işyerini kiraladığından zeminin yıpranmış beton iken, 1. kalitede yer karosu ile döşediklerini davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere 150.000.000 TL. nin, yargılama sırasında da davasını ıslah ederek 3.798.600.000 TL. nin dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalılardan alınmasını istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile karo bedeli olan 255.000.000 TL. nin dava tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalı H. Aydın' ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Yargılamada toplanan deliller ile, davacı kiracının kiralanana ait taşınmazda faydalı gider yaptığı anlaşılmaktadır. Nitekim faydalı gider yapıldığı da mahkemece kabul edilmiştir. Davacı tam vekaletsiz tasarruf hükümlerine göre yaptıklarının bedelini davalıdan isteyebilir. Ne var ki davacı kiracının yapmış olduğu bu faydalı giderlerden dolayı davalının sorumlu olacağın değerin saptanması önem kazanmaktadır.
Yargılamanın devamı sırasında yapılan incelemede; bilirkişi davacının taşınmazın zeminine döşediği karo bedelinin dava tarihindeki değerini saptamıştır. Kaldı ki bu rapor gerekçeli ve dayanakları etraflıca gösterilmiş, Yargıtay denetimine uygun bir rapor niteliğinde değildir. Dairemizin öteden beri sapma göstermeyen kararlarına göre, bu giderlerin yapıldıkları tarih itibariyle hesaplattırılması gerekir. Hal böyle olunca davacının yaptığı giderlerin, yapıldığı tarihteki levazım ve işçilik bedellerinin saptanarak bu bedelden yıpranma payı düşülmeli ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3- Davalı R. Işık, davacının akdi olmayıp, davacının kiralanana yaptığı faydalı giderden dolayı bir sebepsiz zenginleşmesi yoktur. Bu nedenle R. Işık hakkındaki davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalı R. Işık yönünden de davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davacının tüm, davalı H. Aydın' ın diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan karırın 2. bentte açıklanan nedenle davalı H. Aydın, 3. bentte açıklanan nedenle de davalı R. Işık yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy