(2004 S. K. m. 67, 72/5)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, kendi adına kayıtlı aracın 3. kişiye satışı için davalıya noterden vekaletname verdiğini, buna istinaden satış yapıldığı halde alınan satış bedelinin ödenmediğini bildirerek bedelin tahsili için başlattığı icra takibine yöneltilen itirazın iptalini ve inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
Davalı, aracın öncelikle davacıya kendisi tarafından satılarak devrinin verildiğini, satış bedeli kadar araç üzerinde rehin konulduğunu, bilahare bakiye satış bedeli olarak verilen çekin karşılıksız çıkması nedeniyle takibe koyduğunu, bu arada dava konusu aracın davacı tarafından H. Ünal' a, bu kişi tarafından da M. Türkmen' e haricen satıldığını, bedellerinin satanlarca alındığını, araç üzerindeki kendi lehine rehin kaydı nedeniyle davacının kendisine, M. Türkmen' e devrini vermesi için vekalet verdiğini buna istinaden devrettiğini, para alamadığını, takip alacağını da davacının akdi olan H. Ünal' a temlik ettiğini savunarak, davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı dava dilekçesindeki vekalet ilişkisinin aksine, dava konusu aracı davalıdan resmi şekilde devraldığı, satış bedeli için rehin konulduğu, bilahare H. Ünal' a sattığı, bedelini aldığı, onunda M. Türkmen' e sattığı ve bedelini aldığı, bu arada davacının davalıya olan bakiye satış bedeli için verdiği 05.09.1999 keşide tarihli çekin karşılıksız çıkması üzerine davalı tarafından takip başlatıldığı, bundan evvel 12.11.1999 günlü ibraname verilmişse de bakiye satış bedelinin çek bedeli üzerinde devam ettiği ve bu hususun davacı tarafından da kabul edildiği anlaşılmakla, davalının dava dışı M. Türkmen' e vekaleten satışı davacının da dahil olduğu satış silsilesi içinde davacının talimat doğrultusunda 3. kişiye mülkiyeti nakletmekten ibaret olduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Buna göre İİK. nun 72/5 maddesi hükmüne göre davacının yaptığı icra takibinin haksız olması yanında kötü niyetli olarak icra takibini yaptığı anlaşılmakla davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmolunması gerekir. Ne var ki bu yanlışlığı giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip, hükmün düzeltilerek onanması HUMK. nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davacının tüm temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenle davalı lehine inkar tazminatı talebinin reddine ilişkin cümlenin iptali ile yerine asıl alacağın %40'ı oranında 1.358.000.000 TL kötü niyet tazminatının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine cümlesinin yazılarak düzeltilmesine, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.03.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy