(1086 S. K. m. 10, 23) (818 S. K. m. 73)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 16.06.1998 tarihli kira sözleşmesi ile davalıya ait dairede kiracı iken tahliye ettiğini, sözleşme düzenlenirken verdiği 1000 Dolar depozitonun iade edilmediğini, tahsili için giriştiği icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını ve % 40 İcra inkar tazminatının davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, ikametgah adresinin Ankara olduğunu, bu nedenle icra ve davada yetkili yerin Ankara mahkemeleri ve İcra daireleri olduğunu bildirerek yetki itirazında bulunmuştur.
Mahkemece yetkili icra dairesinde İcra takibi yapılmadığından dava dilekçesinin usul yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava hukuksal nitelikçe davalı kiralayana verilen depozito bedelinin tahsili için girişilen İcra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Somut olayın özelliği iddia, savunma ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde davacı kiracının davalıya ait Kadıköy' de bulunan daireyi 16.06.1998 tarihli sözleşme ile kiraladığı ve sözleşme düzenlenirken de davalı kiralayana 1000 Dolar depozito verdiği ve davacının daireyi tahliye ettiği uyuşmazlık konusu değildir. Gerçekten de burada davacı kiracının daireyi tahliyesinden sonra depozitonun iadesi yönünden davacı alacaklı, davalı borçlu durumundadır. O nedenle yetki sorunu çözümlenirken, davalının aldığı depozitoyu iade etme borcunun ifa yerinin HUMK'nun 10 ve B.K.'nun 73/1 md. hükmünce davacı alacaklının ikametgahında olacağının kabulü gerekir.
Tüm anlatılanların ışığında mahkemece HUMK'nun 10 ve B.K.'nun 73/1 md.'ne dayanılarak davalının yetki itirazı reddedilmeli, işin esası yönünden delil ve karşı deliller toplanmalı ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Hukuki nitelendirmede yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bozam nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 03.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy