(1086 S. K. m. 437)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı şirket, mülkiyeti davalıya ait olan Florya Şenlik mahallesinde bulunan 193 parseldeki taşınmazı, açılan ihale sonucunda hayvanat bahçesi, çocuk eğlence ve kültür parkı yapılması ve işletilmesi için on seneliğine kiraladıklarını, 28.10.1998 tarihli sözleşmenin imzalandığını, ancak ilgili yerde yasa dışı yapılaşmaların bulunduğunu, yer tesliminin de yapılmadığını, İdare Mahkemesinde açılan davalar sonunda da davalı ile aralarındaki kira sözleşmesinin feshine karar verildiğini, şimdiye kadar harcamış oldukları miktarın 200.000.000.000 TL'nin üzerinde olduğunu, on yıl boyunca yerli ve yabancı ziyaretçilerden elde edilecek olan yaklaşık 150.000.000 Dolar kardan da mahrum kaldıklarını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik uğramış oldukları zararlar için 2.000.000.000 TL, yoksun kalınan kar mahrumiyeti için ise 2.000.000.000 TL'nin sözleşme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: Davalı, davacının orman alanında hayvanat bahçesi yapımı ile ilgili girişimleri sonrasında basın ve sivil toplum örgütlerinin şikayetleri üzerine Valiliğin istemi ile, İstanbul Kültür Varlıklarını Koruma Kurulunun 21.5.1999 tarihli toplantısında, Florya Atatürk Ormanının ikinci derecede doğal sit alanı olarak tesciline, ormanın güneyinde bulunan kesimde çocukların eğitimine katkıda bulunacak zooloji ve botanik eğitim parkı yapılmasının uygun bulunduğuna karar verildiğini, dava dışı Gülcihan Yıldırım tarafından İdare mahkemesinde açılan davada ise dava konusu kira sözleşmesinin iptaline karar verilmesi nedeniyle sözleşme gereklerinin yerine getirilmesi imkanının ortadan kalktığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının kira sözleşmesinin imkansızlığına kusuru ile sebebiyet verdiği gerekçesiyle ve bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne, toplam 4.000.000.000TL tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte ödetilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı Belediyenin açmış olduğu ihale sonunda taraflar arasında 28.8.1998 tarihli kira sözleşmesi düzenlenmiş olup, davacı bu davada sözleşmenin İdare Mahkemesince iptal edilmesi nedeniyle yapmış olduğu masraflar ve yoksun kaldığı gelirin ödetilmesini istemiştir. Dava dışı Güzel İnşaat Limited Şirketi tarafından davalı Belediye aleyhine İstanbul 6. İdare Mahkemesinde açılan davada mahkemece, gerekli duyurular yapılmadan, taşınmazda kiracı olan davacı şirketin dahi haberdar olmadığı, tek katılımcının verdiği bedele göre yapılan ihalenin usulsüz olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmişse de davacının 29.1.2001 tarihli davadan feragat dilekçesi nedeniyle Danıştay 6. Dairesi tarafından anılan kararın bozulduğu, yine dava dışı Gülcihan Yıldırım tarafından 4. İdare Mahkemesinde Belediye aleyhine açılan davada da, sonradan bozulan 6. İdare Mahkemesinin vermiş olduğu iptal kararı gerekçe yapılarak, ihalenin iptali üzerine hukuki dayanağı ortadan kalkan kira sözleşmesinin iptaline karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu durumda taraflar arasındaki kira sözleşmesi mahkeme kararı ile ortadan kalktığından davacı, sözleşmenin ayakta kaldığı süre içinde sözleşmeye güvenerek yapmış olduğu her türlü masrafın ödetilmesini isteyebilir. Mahkemece tarafların bu konudaki tüm delilleri toplanarak, mahallinde yapılacak keşif ve konusunda uzman bilirkişilerden rapor alınmak suretiyle davacının yaptığı harcama miktarı belirlenmeli, bunlardan davacının söküp götürebileceği yapı veya imalatların mahsubundan sonra kalan miktarın ödetilmesine karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözardı edilerek, tazminat miktarı tam olarak belirlenmeden, kısmi dava niteliğindeki bu davada belirlenecek tazminat miktarının, sonradan açılacak ek davada da bağlayıcı olacağı düşünülmeksizin, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3- Davalının, yoksun kalınan tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; yukarda değinilen İdare Mahkemesi Kararı gereğince taraflar arasındaki kira sözleşmesi ve onun dayanağı olan ihale iptal edilmiş olup, bu durum, sözleşmeyi baştan itibaren geçersiz hale getireceğinden, davacı, yoksun kaldığı kar adı altında herhangi bir tazminat isteyemez. Mahkemece aksine düşüncelerle yoksun kalınan kara ilişkin tazminat miktarının da tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: 1.bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy