(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıların asıl borçlu ve müteselsil kefil olarak imzaladıkları kredi sözleşmesi sonucu oluşan borçlarını ödemediklerini, yapılan icra takibinde davalıların borç miktarının 700.000.000 TL'sini kabul ettikleri halde bakiyesine itiraz ettiklerini ileri sürerek itiraz edilen kısım olan 124.530 067 TL için itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, temerrüde düşürülmediklerini borçlarının en fazla 700.000.000 TL olabileceğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, yargılama devam ederken borcun tamamen ödenmiş olması nedeniyle dosyanın infazen işlemden kaldırıldığının anlaşıldığı gerekçesiyle dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacı, başlattığı icra takibinde 658.279.700 TL asıl alacak, 144.565.536 TL temerrüt faizi, 21.684.831 TL BMSV olmak üzere toplam 824.530.067 TL'nin %154 temerrüt faizi ve masrafları ile birlikte tahsilini istemiş, davalıların takip tarihi itibariyle asıl borçlarının, sözleşme gereği %90 faiz ve BMSV'de dahil olmak üzere 700.000.000 TL olduğunu bildirip bu miktarı aşan kısım ve faiz oranı için itirazda bulunarak itiraz edilen kısım üzerinden takibin durdurulması sonucu eldeki itirazın iptali davasını açmıştır. İcra dosyası incelendiğinde davalıların itiraz etmedikleri kısım için icra müdürlüğünce çıkartılan hesap bakiyesini ödemeleri üzerine dosyanın infazen işlemden kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır. O halde davalıların ödedikleri miktar, itiraza uğramayan 700.000.000 TL ve ferilerine ilişkin olup, davalıların itiraz ettikleri 124.530.067 TL için herhangi bir ödeme yapıp yapmadıkları araştırılmalı, yapmadıklarının belirlenmesi halinde işin esasının incelenmesi gerektiği hususu göz ardı edilerek, dosya borcunun tamamen ödendiğinden bahisle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: 1 nolu bentte yazılı nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2 nolu bentte yazılı nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 22.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy