(818 S. K. m. 49) (2709 S. K. m. 129)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Kaya Taşçakmak ile davalı SSK Genel Müdürlüğü vekili avukat Gülay Acar'ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, velisi bulunduğu kızı Pelin'in 26.4.1994 tarihinde ağaçtan düşerek kolunun kırıldığını, davalı kuruma bağlı hastaneye götürdüğünü, hastanede gerekli ilgi gösterilmediği ve yanlış tedavi uygulandığı için kızının dirsekten kolunun kesildiğini, ameliyatı gerçekleştiren diğer davalı doktorun ceza mahkemesinde yargılandığını, 2/8 oranında kusurlu bulunup, cezalandırıldığını, bakiye 6/8 oranındaki kusurunda SSK hastanesinde olduğunu, kızının evlenme şansını kaybettiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik 1.000.000.000 TL maddi, 6.000.000.000 TL manevi tazminat talebinde bulunmuş; birleşen davasında da şimdilik 12.000.000.000 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
31.3.2004 gününde verdiği ıslah dilekçesiyle de maddi tazminatın toplam 22.632.229.855 TL olarak ödetilmesini istemiştir.
Mahkemece, görevsizlik kararı verilerek dava dosyası İş Mahkemesine gönderilmiş, iş mahkemesince davalının 2/8 oranında kusurlu kabul edilmek ve hesap bilirkişisi raporu esas alınmak suretiyle 9.637.877.608 TL maddi ve 6.000.000.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiş; tarafların temyizi üzerine Yargıtay 21. Hukuk Dairesince bozulmuş, İş Mahkemesince bozmaya uyulup kusur raporları alındıktan sonra görevsizlik kararı verilerek dosya Yargıtay 20. Hukuk Dairesine gönderilmiş, 20. Hukuk Dairesince davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğuna karar verilmiş, Asliye Hukuk Mahkemesince hesap bilirkişisinden ek rapor alınmak ve bu raporla birlikte önceden alınan kusur bilirkişileri raporlarına da itibar edilmek ve Yargıtay bozması sonrası verilen ıslah dilekçesi dikkate alınmamak suretiyle 13.000.000.000 TL maddi ve 6.000.000.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Davacı, velisi bulunduğu kızı Pelin'in kolunun zarar görmesine, görevini gereği gibi yerine getirmeyen davalı doktor Kürşat Tamer Özer'in 2/8 oranındaki kusurluluğunun neden olduğunu ve bu hususun kesinleşmiş ceza dosyası kapsamıyla da sabit bulunduğunu, bakiye kusurunda istihdam eden diğer davalı SSK.na ait olduğundan ve doğan zarardan her iki davalının da müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarından bahisle talepte bulunmuş ise de; Anayasanın 129/5. maddesi hükmünce kamu görevlilerinin yetki ve görevlerini yerine getirirlerken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları kendilerine rücu edilmek kaydıyla ancak idare aleyhine açılabilir. Bu durumda, davalı kuruma izafe edilen eylem tamamen idari niteliktedir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının ikinci maddesi hükmünce de tam yargı davası olan bu tür davalara bakmaya idari yargı mahkemeleri görevlidir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, dava dosyası Yargıtay incelemesinden geçse dahi taraflara kazanılmış hak bahşetmez. Görev kurallarına aykırılık hüküm kesinleşinceye kadar gerek mahkeme ve gerekse Yargıtay tarafından resen gözetilir. Bu durumda mahkemece, davalı SSK yönünden idari yargı yeri görevli bulunduğundan görevsizlik, diğer davalı doktor yönünden de Anayasanın 129. maddesinin beşinci fıkrası hükmünce husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken işin esası incelenip, yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, 2. bentte belirtilen nedenle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 400 YTL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 19.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy