(818 S. K. m. 388, 389)
Taraflar arasındaki satışın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı N. Y. gelmiş, davacı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, maliki olduğu ... AT 877 plakalı aracını satması için 15 - 19 Temmuz 2002 tarihleri arasında geçerli olmak üzere noterde dava dışı İ. K.'yı vekil tayin ettiğini, ancak vekili İ. K. 'nın vekalet görevi başlamadan aracın, davalıya noterde sattığını bildirip, davalıya yapılan satışın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, dava dışı İ.K.'nın aracını satmak üzere 15.07.2002 günü mesai saatinde başlayıp 19.07.2002 mesai bitiminde sona ermek üzere süreli olarak 08.04.2002 tarihli noterde düzenlenen vekaletname ile vekil tayin ettiği, ancak dava dışı vekilin yetkisi başlamadan, davacı adına kayıtlı aracı yine noterde düzenlenen 10.07.2002 tarihli kati satış sözleşmesi ile davalıya satışının yapıldığı, 11.07.2002 tarihli azilname ile davacının dava dışı vekili azlettiği dosyadaki belgelerden anlaşılmaktadır. Davacı vekalet yetkisi başlamadan, üstelik azlettiği vekilin yaptığı satışın geçersiz olduğundan iptali talebiyle bu davayı açmıştır. Vekil, B.K.nun 388 ve 389. maddeleri hükmüne göre vekaletname ile kendisine verilen görevi, vekaletnamede belirtilen tarihlerde ifa etmekle mükellef olduğu gibi, yine vekil müvekkilinin açık talimatına da aykırı hareket edemez. Dava dışı vekil, vekaletnamede vekalet görevinin başlayacağı belirtilen tarihten önce, başka bir ifade ile henüz vekalet görevi başlamadan, vekaletnamede açıkça belirtilmesine rağmen, noterin bu hususu gözden kaçırması sonucu 10.07.2002 tarihinde yetkisiz vekil olarak dava konusu aracı davalıya satmıştır. Kaldı ki 11.07.2002 tarihinde davacı tarafından dava dışı vekil vekaletten azil edilmiş ve açılan bu dava ile de yapılan satışa icazet verilmediği belirtilmiştir. Yetkisiz vekilin yaptığı satış işlemi davacıyı bağlamayacağı gibi, aracın mülkiyetinin davalıya geçişini sağlamaz ve davalıya bir hak vermez. Vekaletnamede vekalet görev ve yetkisinin başlayıp biteceği tarihler açıkça belirtildiğinden, davalının iyi niyetli olduğu da kabul edilemez. Bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, mahkemece aksi düşüncelerle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 20.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy