(1086 S. K. m. 287, 288, 337)
Taraflar arasındaki istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Davacı, davalıya değişik tarihlerde Türk Lirası, altın ve döviz üzerinden toplam 1.565.000.000 TL ödünç verdiğini ileri sürerek, anılan miktarın faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıdan ödünç almadığını, davacının yurt dışında oturması nedeniyle Türkiye' de bulunan taşınmazları ile ilgili her türlü hukuki ve mali işleri kendisinin yaptığını, gönderilen ya da verilen paraların bu işlerle ilgili olarak sarf edildiğini belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tanık beyanları ve bant çözümleri dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, 594.690.517 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya Türk Lirası, altın ve döviz üzerinden ödünç verdiğini ileri sürerek ödetilmesini istemiş, davalı ise davacının bu iddiasına karşı koyarak gönderilen ve elden verilen paraların davalının Türkiye'de bulunan taşınmazlarının bakım, onarım ve mefruşat giderlerine harcandığını, ödünç olarak gönderilmediğini belirterek gerekçeli inkarda bulunmuştur. Bu durumda davacının ödünç ilişkisini yasal delillerle kanıtlaması gereklidir. Havale, kural olarak bir ödeme vasıtası olup, bizatihi ödünç ilişkisinin varlığını kabul etmek için yeterli değildir. Davada miktar itibariyle tanık dinlenemeyeceği gibi, bant kayıtları da yasal delil olarak kabul edilemez.
Davacı, ödünç ilişkisini yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Ne var ki dava dilekçesinde 'sair deliller' demek suretiyle 'yemin' deliline de dayanmış olduğundan davacıya bu konuda davalıya yemin yöneltmeye hakkı bulunduğu hatırlatılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece tanık beyanları ve bant kayıtları esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.3.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy