(2004 S. K. m. 67) (1086 S. K. m. 230)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat G. A. ile davalı vekili avukat A. R. M.'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya 31.7.2002 tarihli sözleşme ile kooperatif hissesini sattığını, kooperatifçe davalının üyeliği kabul edilmediğinden,19.12.2002 tarihli noter sözleşmesi ile hisse devrini yaptığını, devir bedelinin 7.500.000.000.TL sinin peşin ödendiğini, kalan 14.500.000.000.TL nin sözleşmeye göre 8.000. Dolar olarak kabul edildiği, ancak bu miktarın ödenmediğini yaptığı icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya borcunun tamamını ödediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Davacı tarafından davalıya kooperatif hissesinin satılıp devredildiği taraflar arasında ihtilafsızdır. Davacı hisse bedelinin 8.000 dolarlık kısmının ödenmediğini, davalı ise borcunu ödediğini noter sözleşmesinde bedelin tamamen ödendiğinin belirtilmiş olduğunu savunmuş olup, mahkemece noter senedinde bedelin tamamen ödendiğinin belirtildiği, resmi senet karşısında davacının davasını ispatlayamadığından davanın reddine karar verilmiştir. Noter de düzenlenen hisse devir sözleşmesinde devir bedelinin 500.000.000.TL olarak gösterildiği açıktır. Davacı bedelin daha fazla olduğunu bildirmiş, davalı buna karşı çıkmamış, ödediğini savunmuştur. Davacı temyiz dilekçesine ekli bila tarihli belgeyi ibraz ederek noter satışından sonrada davalının, adına ödemelerde bulunduğunu ileri sürmüş olup bu belgeden noterde devir işlemi yapıldıktan sonra da davalının davacıya ödemeler yaptığı anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan noter sözleşmesinden sonra davalıya bir kısım ödemeler yapılmış ise sözleşmedeki miktarın gerçeği yansıtmadığının kabulü gerekir. Bu nedenle mahkemece davalının belgeye ilişkin usulüne uygun isticvabı sağlanarak belge içeriğinin doğruluğu araştırılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2- Davalı cevap dilekçesinde icra takibinin kötüniyetle yapıldığı belirterek %40 oranında kötüniyet tazminatı talep etmiştir. Mahkemece bu konuda olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Taraflarca temyiz edilen hükmün (1) nolu bentte gösterilen nedenle davacı lehine (2) nolu bentle gösterilen nedenle davalı lehine BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 400 YTL. duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, 27.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy