(4077 S. K. m. 10/f, 10/A) (818 S. K. m. 68)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, kredi kartı kullanımından doğan borcunu ödemeyen davalı aleyhine icra takibine geçtiklerini, ancak davalının haksız olarak itirazda bulunduğundan itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacıya yaptığı ödemelerin dikkate alınmadığını, istenen faizin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin 2. 144.215.850.-TL üzerinden devamına, asıl alacağa % 195 temerrüt faizi yürütülmesine ve % 40 inkar tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1- 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'da değişiklik yapılmasına dair 4822 Sayılı Yasanın geçici 1. maddesi "Bu kanunun yayımından önce borçlunun temerrüdü nedeniyle ödenmeyerek icra takibi aşamasına gelen veya İcra takibine konu edilen kredi kartı borçları, temerrüt tarihindeki ana paraya, yıllık yüzde elliyi geçmemek üzere gecikme faizi uygulanmak suretiyle oniki eşit taksitle ödenir" düzenlemesini getirmiştir. Davalı temyiz dilekçesine eklediği ve Polatlı 3. Noterliği'nden keşide ettiği 25 Mart 2003 tarihli ihbarname ile 4822 Sayılı Yasanın geçici 1. maddesinden faydalanma talebinde bulunmuştur. Mahkemece davalının bu yasa hükümlerinden faydalanma talebi hakkında herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmaksızın karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2- 4077 Sayılı Yasanın 10/A maddesi yollamasıyla kredi kartlarında da uygulanması gereken aynı yasanın 10/f maddesi gereğince kredi kartı borçlarında gecikme faizi akdi faiz oranının % 30 fazlasını geçemez. Akdi faiz aylık % 9.45 olmasına göre yukarda belirtilen yasal düzenlemeye aykırı olarak aylık temerrut faizini % 16.6. olarak hesaplayan bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3- İtirazın iptali davasında inkar tazminatına asıl alacak miktarı üzerinden hükmedilmesi gerekirken bu hususun gözetilmeden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
4- Davalı, icra takibine itiraz dilekçesine ve temyiz dilekçesine eklediği dekontlarla davacıya borca mahsuben ödemeler yaptığını ileri sürmüştür. Bu ödemelerin yapıldığı sabit olduğu taktirde borcu söndüren ödemeler olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gerektiği halde bu konunun araştırılmaması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Davalının temyiz itirazlarının kabulü ile 1., 2., 3., 4 nolu bentlerde gösterilen nedenlerle kararın davalı lehine BOZULMASINA, 10.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy