(4077 S. K. m. 1, 2, 3, 23)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Nedim Kaleli ile davacı vekili avukat Hülya Ürnez'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı bankadan satın aldıkları taşınmazın eksik ve gizli ayıplı olduğunu, çatısının devamlı akmakta olup, sığınaklarında gerek dış izolasyonu ve gerekse eksik malzeme ve kusurlu imalat nedeniyle zeminden su sızıntısı yaptığını, sığınakların su ile dolu olduğunu, davalı satıcı banka ile diğer davalı müteahhittin sorumlu olduklarını, zararlarının tazmini gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 4.200.000.000 TL.nin ve bu dava ile birleşen dava ile de 22.000.000.000 TL.nin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Mahkemece, Remziye Ovalın taşınmazda hissesi bulunmadığından davasının reddine, diğer davacıların davasının kısmen kabulü ile hisseleri oranında 21.492.743.728 TL zararın, 4.200.000.000 TL.nin ilk dava tarihi olan 14.4.1999 tarihinden itibaren kalan miktarın ise ek dava tarihi olan 25.5.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı yasanın amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde Bu kanun, birinci maddede belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasaların da tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalı (Banka) davacılara (alıcı) konut sattığı ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2- Bozma nedenine göre davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Davalılarca temyiz olunan kararın (1) nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, (2) nolu bentte gösterilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 400 YTL duruşma avukatlık parasının davacılardan alınarak davalıya ödenmesine, 28.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy