(4822 S. K. Geç. m. 1) (2004 S. K. m. 67)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının bankadan alıp kullandığı kredi kartından doğan. Borcunu ödemediğini hesabın kat edilerek borcunu ödemesi için ihtar gönderildiğini, 4822 sayılı yasadan faydalanmak için başvuruda bulunduğunu, çıkarılan ve hesaplanan borcunu ödemeyi taahhüt ettiğini, ancak 11.04.2003 tarihinde 70.000.000 lira ödeyip, başkaca ödeme yapmadığını, bunun üzerine yapılan icra takibine de itiraz ettiğini bildirip, itirazın iptaline ve inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalının itirazının 725.331.428 lira üzerinden iptaline, %40 inkar tazminatının davalıdan tahsiline, fazla talebin reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalının davacı bankaya kredi kartı kullanımından doğan borcunu ödememesi üzerine hesabının 13.12.2002 tarihinde kat edilerek toplam borcunu ödemesi için aynı gün ihtar gönderildiği , daha sonra 4822 sayılı yasanın yürürlüğe girdiği , davalının başvurusu üzerine davacı bankanın yasaya göre davalının borcunu 795.331.428 lira olarak belirleyip, aylık 66.277.619 lira taksitlerle 12 ay sürede 31.03.2003 tarihinden itibaren ödenmesinin kararlaştırıldığı, davalının ilk ödemeyi yaptıktan sonra, diğer aylara ait ödemeleri yapmadığı hususu dosya kapsamı ile sabit olduğu gibi, taraflar arasında da çekişmesizdir. 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesi ödeme güçlüğüne düşen kredi kartı borçlularına, borçlarını tasfiye etme imkanı sağlayan bir atifet yasasıdır. Bu yasa iyiniyetli kredi kartı borçlularının borçlarını tasfiye amacı ile çıkarılmıştır. Yasadan ancak bankaya yazılı olarak başvuranlar faydalanabilir. Bankaya başvurup, bankaca çıkarılan hesabı kabul edip bilahare anlaşmaya ve ödeme şartlarına uymaz ise 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden faydalanma hakkını kaybeder. Banka kredi kartı sözleşmesi hükümlerine göre alacağını istemek hakkını kazanır. Geçici 1. maddenin 2. fıkrasının düzenleniş tarzı da bu düşünceyi doğrulamaktadır. Somut olayımızda, davalı bankaya başvurusu üzerine bankaca çıkarılan hesabı ve ödeme planını kabul edip ilk taksiti ödeyip, daha sonraki iki taksiti ödemediğinden, davacı bankanın bu sözleşme hükümlerine dayanarak icra takibinde bulunması doğrudur. Davalı borçlu artık 4822 sayılı yasanın geçici 1.maddesi hükümlerinden yararlanamayacağı gibi, bankada davalı başvurusu üzerine çıkardığı hesapla da bağlı değildir. Nitekim mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen bilirkişi raporu da bu görüş doğrultusunda hazırlanmıştır.
Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: 1. bent gereği davalının temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereği kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 10.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy