(818 S. K. m. 84) (4822 S. K. Geç. m. 1)
Dava: Taraflar arasındaki 4822 Sayılı Yasaya göre borcun saptanması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, kredi kartı borçlusu olduğu davalı bankaya borcunu ödemeyerek temerrüde düştüğünü, 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden yararlanmak için başvuruda bulunduğunu, sonuç alamadığını ileri sürerek toplam borç miktarının tespiti ile taksit tutarları için tevdi yeri tayinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının kredi borcunun 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesi gereğince 227.866.200 TL. olduğunun ve 29.4.2003 tarihinden itibaren başlayan aylık taksitlerin 18.988.850 TL. olduğunun tespitine zamanında ödenmeyen geciken aylık taksitlere senelik %50 temerrüt faizi uygulaması gerektiğinin saptanmasına karar verilmiş, hüküm davalı banka tarafından temyiz edilmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan davalı bankanın sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-) 4822 Sayılı yasanın geçici 1. maddesine göre davacı borçlunun temerrüdü, banka tarafından hesabın kat edilerek gönderilen ihtarın tebliğ tarihine verilen sürenin de eklenmesi suretiyle belirlenmesi, belirlenen temerrüt tarihindeki asıl alacak ve akdi faizden oluşan ana alacağa temerrüt tarihinden borçlunun bankaya başvurduğu tarihe kadar %50 faiz uygulanması, bu dönem içerisindeki ödemelerde ödeme tarihlerine göre BK.nun 84. maddesi gözetilerek hesaplamada değerlendirmeye alınması gerekir. Bu şekilde oluşan toplam alacağa davalı banka tarafından yapılan icra takip harç ve giderleriyle buna ilişkin vekalet ücreti banka sigorta muamele vergisi ve tahsil harcı uygulanmak suretiyle davacının borcunun varlığı belirlenmelidir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda yukarıda açıklanan hususlar nazara alınmamıştır. Mahkemece bilirkişiden açıklanan hususlarda ek rapor alınıp sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken dairemizin uygulamalarına uygun düşmeyen bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar oluşturulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 ) bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine ( 2. ) bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 4.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy