(4389 S. K. m. 14, Ek m. 5) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılardan recep Aygün'ün diğer davalı Vakıflar bankasından kredi kartı aldığını, kendisinin de kredi kartı sözleşmesini kefil olarak imzaladığını, sözleşmede kefalet limitinin 10.000.000 TL. olarak gösterilmesine rağmen davalı bankanın hakkında 1.880.085.902 TL. alacak yönünden icra takibi başlattığını, maaşından 251.000.00 TL. kesilmek suretiyle icra dosyasına ödendiğini, ileri sürerek borçsuzluğun tespitine 251.000.000 TL.nın istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Davalı banka davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının sözleşmeye göre sorumlu alacağı borç limitinin 10.000.000 TL. olduğu bunun dışındaki borçtan sorumlu tutulamayacağı gerekçe gösterilerek yapılan takip nedeniyle davacının 2.611.144.618 TL. borçlu olmadığının tespitine, icra dosyasına ödenen 231.355.500 TL.nın istirdadına fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı Vakıflar Bankası tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalı banka davada kendisini vekil ile temsil ettirmiştir. Davanın kısmen kabulüne karar verildiğine ve reddedilen miktarın da 1.000.000.000 TL.nın altında olduğuna göre karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ikinci kısmının ikinci bölümünün (8) nolu bendinde gösterildiği şekilde 120.000.000 TL. maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Mahkemenin tarifenin bu hükmünü gözardı ederek davalı yararına vekalet ücretine hükmetmemiş olması doğru değildir. Bozmayı gerektirir.
4389 sayılı kanuna 5020 sayılı Kanunu'nun 27. maddesi ile eklenen Ek. 5. maddesinde (kamu bankalarında tasfiye halindeki Emlak Bankası A.Ş. dahil ve sermayesinin yarıdan fazlası kamu kurum ve kuruluşlarına ait olan ya da hisselerinin çoğunluğu üzerinde bu kurum ve kuruluşların idare ve temsil yetkisi bulunan ve özel kanunla kurulmuş bankalarda bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce bankacılık teamüllerine göre teminatlı ve/veya yetersiz teminatlı kredi kullanıp da vadesi geçtiği halde henüz ödenmemiş, süresi uzatılmamış veya yeniden yapılandırılmamış kredileri kullananlar yada yeniden yapılandırma şartlarını ihlal edenler ile münferit veya karşılıklı verilen banka teminat mektupları kabul kredileri ve avaller taşınır ve taşınmaz rehni, ipotek, üst hakkı, intifa hakkı ve oturma hakkı gibi her türlü sınırlı ayni hak tesisine ilişkin sözleşmeden doğan aleyhine olmamak üzere fon ve Hazine alacaklarına ilişkin tedbir, takip ve tahsil hükümleri bankalarınca uygulanır.) hükmüne yer verilmiştir.
Somut olayda davalı Türkiye Vakıflar Bankası A.Ş. yasanın anılan maddesi kapsamına girdiği için 4389 sayılı kanunun 14/5-c gereğince harçtan muaftır. Bu nedenle adı geçen davalı aleyhine harca hükmedilmesi doğru değildir. bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının (9) nolu bendinden sonra gelecek şekilde (davalı yararına 120.000.000 TL. maktu vekalet ücretine hükmedilmesine, bu paranın davacıdan alınarak davalıya verilmesine üçüncü bentte belirtilen nedenle hükmün (5) nolu bendindeki (Harçlar Yasası gereği alınması gereken 153.495.006 TL. nisbi karar harcının davalı bankadan alınmasına) söz ve rakamlarının hükümden tamamen çıkartılmasına hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, 15.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy