(818 S. K. m. 267, 269)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılara ait taşınmazı mesken olarak kullanmak üzere sözlü kira akdi ile kiraladığını, geçici olarak İstanbul'a gitmesinden istifade eden davalıların evin kapısını kırıp içeri girip eşyalarını aldıklarını, kira borçlarını ödemesine rağmen eşyalarının iade edilmediğini, ihkakı hak suçundan davalıların mahkumiyet kararının kesinleştiğini, davalılarda kalan eşyalarının aynen olmaz ise toplam değeri olan 11.475.000.000 TL.nin yasal faizi ile davalılardan alınmasını istemiştir.
Davalılar davacının kiracı olmadığını, davacının evde bulunan bütün eşyalarını alıp gittiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, hangi eşyaların davalılarca alındığı, hangi eşyaların tahrip olduğu belirlenemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Eskişehir 1. Sulh Ceza Mahkemesinin kesinleşen 2001/1086 E.-2002/331 K. Sayılı dosyasından; davacının davalılara ait evde kiracı olarak oturduğu, 2000 senesinde davacının kira bedelini ödememesi nedeniyle kiralayan davalıların davacının evine girerek ev eşyalarını götürdükleri, bir kısım eşyaların polis nezaretinde davacıya teslim edildiği ve davacının bir kısım eşyalarını teslim alamadığı, bu nedenle davalıların ihkakı hak suçundan mahkum oldukları anlaşılmaktadır.
Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen bu dosyaya göre davacının bir kısım eşyalarının davalılar uhdesinde kaldığı hususu sabittir. Bir kısım eşyaların teslimi sırasında hazır bulunan polis memuru tanık Mehmet Çaylı'nın beyanında da teslim edilen çeyiz eşyalarının ve giysilerin kullanılmayacak halde tahrip edildiklerini, koltuk, halı gibi eşyalardan halılardan 3 tanesinin de tahrip edilmiş olduğunu gördüğünü söylemiş, ayrıca evin temizlik işlerini yapan tanık Mükrüme Al ise beyanında, evdeki eşyaları sayarak, hepsinin sağlam vaziyette evde olduğunu belirtmiştir. Davalı taraf tanıkları beyanlarında evin boşaltılmış olduğunu, evi de kırık dökük vaziyette eşyalar gördüklerini belirtmişler ise de kesinleşen ceza dosyası ile belirlenen maddi olgulara göre bu tanık beyanlarına itibar edilemez. Bu durumda davacının liste halinde bildirdiği ve tanık beyanları ile de varlığı doğrulanan eşyaların aynen olmadığı taktirde bedellerine hükmedilmesi gerekirken yukarıda yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 01.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy