(2004 S. K. m. 72) (Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği m. 38)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı ile tarımsal sulama aboneliği bulunduğunu, davalı tarafından gönderilen 2.12.2002 tarihli fatura ihbarnamesinin Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği'nin 38. maddesine göre düzenlenmeğini ileri sürerek, fatura ihbarnamesindeki 17.024.590.000 TL bedelin 790.625.986 TL olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, tarımsal sulama abonesi statüsündeki yaklaşık 2000 civarındaki abonenin 2002 yılı faturalarında kısmen endeks değerlerinin hatalı girmesi, kısmen de tüketimin düşük görünmesi nedeniyle hatalı çıkışların olduğunu, kurulan kaçak ve fatura itiraz komisyonunun 24.1.2003 tarihli kararıyla tüm faturaların iptali ile yeniden düzenlenmesi hususunda karar alındığını, bu nedenle davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı tarafından davacı aboneye gönderilen 2.12.2002 tarihli faturanın gerçek tüketim miktarına ilişkin bulunmadığı, endeks değerlerinde hata bulunduğu taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Davacı, 790.625.986 TL borçlu olduğunu ileri sürerken, davalı ise davacının borçlu olduğu miktarın daha fazla olduğunu, faturanın yeniden düzenleneceğini belirtmiştir. Mahkemece, bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, Elektrik Tarifeleri Yönetmeliği'nin 38. maddesine göre tahakkuk yapılmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de, anılan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Faturanın, gerçek tüketim miktarını göstermediği kabul edildiğine göre, faturanın ilişkin olduğu dönem itibariyle, davacının tarımsal sulama abonelik sözleşmesi gereğince tarlasına kurmuş olduğu sulama tesisinin çalıştırılması için gerekli olan enerji miktarı, sulama yapılan alan, günlük sulama miktarı, mevsim ve yöre koşulları gibi etkenler de göz önüne alınarak, bu konuda uzman bilirkişi veya kurulundan nedenlerini açıklayıcı taraf, Hakim ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınarak belirlenmeli, bu şekilde davacının tüketebileceği ortalama enerji miktarı belirlendikten sonra kalan miktar üzerinden davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan bu hususlar gözardı edilerek, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna göre hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy