(818 S. K. m. 61)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı ( karşı davacı ) avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının murisi Ethem'in 1969 yılında dava dışı Aksaray Belediyesinden ihale ile bir arsa satın aldığını, daha sonra aynı yeri haricen kendisine sattığını, kendisinin de inşaat ruhsatı alıp bu yere inşaat yaptığını, bu yeri kullandığını, her yıl emlak vergilerini ödediğini, eşinin ölümünden sonra davalının Aksaray Belediyesi aleyhine tapu iptali davası açıp, kazandığını, daha sonra kendisinin belediye aleyhine açtığı davayı kaybettiğini ileri sürerek şimdilik arsa bedeli, arsa üzerine yapılan inşaat ve ödediği vergiler nedeniyle 7.500.000.000 TL.nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiş; açtığı karşı davasında da davacı-karşı davalının davaya konu taşınmazda ücret ödemeksizin halen oturduğundan bahisle 2.050.000.000 TL ecrimisilin ödetilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının davaya konu arsa üzerine iyiniyetle bina yapıp 30 yılı aşkın süredir kullandığı, bina değerini istemekte haklı olduğu gerekçe gösterilmek ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle 1.605.047.000 TL bina bedelinin tahsiline fazla istemin ve karşı davanın reddine karar verilmiş; hüküm davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı-karşı davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Toplanan delillerden ve dosya kapsamından davacının davasına konu ettiği taşınmazı halen kullandığı ve zilyedinde bulundurduğu anlaşılmaktadır. Dava tarihi itibariyle davalı yanca kendisine karşı herhangi bir müdahalede bulunduğu veya dava açıldığı iddia ve ispat olunmuş değildir. Davacının sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak davalıdan talepte bulunabilmesi için davalının açtığı dava veya girişimleri sonucunda bu yeri davalıya terk ettiğini veya etmek zorunda kaldığını ispat etmesi gerekir. Taşınmazı kullandığı sürece bedelini davalıdan isteyemez.
Hal böyle olunca davacının dava tarihi itibariyle dava hakkının doğduğundan söz edilemez. Öyle ise mahkemece, asıl davanın da reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 25.01.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy