(818 S. K. m. 49) (4077 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 438)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, dizindeki şiddetli ağrılar nedeniyle davalılardan TABDİ Buca tıp merkezine müracaat ettiğini, diğer davalı ortopedi ve travmatoloji uzmanı doktor Alp Varılsüha'nın ağrıların menüsküsten kaynaklandığını, gerçekleştireceği bir operasyonla iki gün içinde bir sorununun kalmayacağını söylediğini, 1.12.2003 tarihinde atroskopik yöntemle dizine tıbbı müdahalede bulunduğunu, yapılan yanlış tedavi nedeniyle ağrılarının daha da arttığını, ağrılarının yaşa bağlı olmasına rağmen yanlış teşhis sonucu menüsküs ameliyatı yapıldığını ileri sürerek 108.000.000.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın niteliği gereği istisna akti olduğu ve davaya bakmaya miktara göre Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan mahkemenin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, yanlış teşhis sonucu yapılan ameliyat sonucu duyulan ağrı ve üzüntü nedeniyle manevi tazminat isteğine ilişkin olup taraflar arasındaki ilişki vekalet akdinden kaynaklanmaktadır. Bu nedenle 4077 sayılı yasadan kaynaklanan bir uyuşmazlık yoktur. Dava daha çok borçlar kanununun genel hükümlerine göre açılmış manevi tazminat isteğine ilişkindir. Mahkemece bu gerekçe ile görevsizlik kararı verilmesi gerekirken davanın niteliği gereği istisna akdi olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, gerekçesi değiştirilerek sonucu itibariyle doğru olan mahkeme kararının HUMK. nun 438/son maddesi hükmü uyarınca onanması gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın gerekçesinin açıklanan şekilde değiştirilerek, neticesi itibariyle doğru bulunan mahkeme kararının ONANMASINA, 09.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy