(1086 S. K. m. 382, 388, 389, 428)
Dava : Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı Ömer Ali Duran avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, Recep Ali Durmuşoğlu, davalılardan müteahhit Hasan Ayın arsa sahipleri diğer davalılarla kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlediğini, daha sonra Hasan Ayın İnşaat üzerindeki tüm yetki ve haklarını vekaletname ile o kendisine devrettiğini, inşaatta devam ettiğini, ancak Hasan'ın arsa sahiplerince azledildiğini, yaptığı inşaat maliyetinin kendisine ödenmediğini ileri sürerek, 1.304.094.280 TL.nın tespit tarihinden itibaren en yüksek banka faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiştir. Davacı yargılama aşamasında alacağının 22.000 DM.lik kısmını 28.5.1996 tarihinde İsmail Akyol'a temlik etmiş, İsmail Akyol davaya müdahil olarak katılmıştır.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davacıya ait toplam 1.150.675.000 TL. alacağın 22.000 DM karşılığı dışındaki bölümü tahsil edilmiş olduğundan, bu yönde karar verilmesine yer olmadığına 22.000 DM.nın ödeme günündeki Türk Lirası karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, müdahil davacı İsmail Akyol'a ödenmesine, davalıların bu meblağ için asıl davacı Recep'e rücu etmelerinde muhtariyetine, alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş; hüküm, davalılardan Ömer Ali Duran tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece duruşma tutanağına ( 1.304.094.280 TL.nın davalılardan tahsiline ) dair verilen kararın tefhim edildiği yazılmış olduğu halde, aynı tarihi taşıyan gerekçeli kararda mahkemece ( davacıya ait toplam alacağın 1.150.675.000 TL. alacağın 22.000 DM karşılığı dışındaki bölümü tahsil edilmiş olduğundan, bu yönde karar verilmesine yer olmadığına, 22.0000 DM.nın ödeme günündeki Türk lirası karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, müdahil davacı İsmail Akyol'a ödenmesine, davalıların bu meblağ için asıl davacı Recep'e rücu etmelerinde muhtariyetine, alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine ) karar verilmek suretiyle, duruşma tutanağına geçirilen kısa karar ile gerekçeli karar arasındaki aykırılık yaratılmıştır. 10.4.1992 tarih ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre HUMK.nun 382, 388, 389 ve 428. maddeleri hükmü gereğince kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması bozma nedeni olup, bu durumda mahkemece anılan İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği gibi bozmadan önceki verdiği karar ile bağlı olmaksızın ancak aradaki çelişkiyi giderecek şekilde yeniden karar verilebilmesi için hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek bulunmamıştır.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, 2.bentte açıklanan nedenle, bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek bulunmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy