(4822 S. K. geç. m. 1) (1086 S. K. m. 74)
Dava: M. Orhan vs. vekili avukat İ. Çömlekçioğlu ile Yapı Kredi Bankası A.Ş. vekili avukat N. Aktaş aralarındaki dava hakkında Kocaeli Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 25.3.2004 tarih ve 249-111 sayılı hükmün Dairenin 20.9.2004 tarih ve 10806-12279 sayılı ilamıyla temyiz dilekçesinin reddine karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu:
Karar: Davacılar, davalı bankayla aralarında yaptıkları kredi kartı üyelik sözleşmesine dayanarak bankadan aldıkları krediyi ödeyemediklerini, 15.10.2001 tarihinde gönderilen ihtarnameyle temerrüde düşürülüp, bankaca haklarında icra takibine girişildiğini, 4822 sayılı yasanın çıkması üzerine süresinde bu yasadan yararlanmak amacıyla davalı bankaya müracaat ettiklerini, bunun üzerine düzenlenen ödeme planının yasaya uygun olmadığını ileri sürerek 4822 sayılı yasaya göre borçlarının tespitini istemişlerdir.
Davalı banka davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; Davanın kabulüne, davacıların davalı bankaya 4822 sayılı yasa hükümleri çerçevesinde dava tarihine göre 3.928.663.111.-TL. borçlu bulunduklarının ve fazlaya ilişkin miktar kadar borçlu olmadıklarının tespitine, buna göre davacılar tarafından davalı bankaya fazladan ödenen 87.336.889.-TL.'nin istirdadına karar verilmiş, davalı tarafın temyizi üzerine Dairemizce; temyiz süresinin geçtiği gerekçesiyle temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiş; bunun üzerine davalı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1- Dosyadaki mahkeme kararının davalıya tebliğine ilişkin tebliğ mazbatasından mahkeme kararının 27.4.2004 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu ve davalının temyiz dilekçesini 7.5.2004 tarihinde 15 günlük temyiz süresinde verdiği Dairemizce mahkeme kararının davalıya tebliğ tarihinin zuhulen 20.4.2004 tarihi olarak anlaşılması sonucunda yazılı şekilde temyiz dilekçesinin reddine karar verildiği açıkça anlaşıldığından davalı tarafın talebi yerinde görülerek maddi hataya dayalı dairemizin davalının temyiz dilekçesinin reddine dair kararı kaldırılıp davalının temyiz nedenlerinin incelenmesine;
2- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3- Dava, kredi borçlarının süresinde ödenmemesi nedeniyle 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunda değişiklik yapan 4822 sayılı yasaya göre borcun tespitine ilişkindir. Davacıların dava dilekçesinde bilirkişi raporu ile belirlenen fazla ödemenin kendilerine iadesi yolunda bir talepleri bulunmadığı gibi, dava aşamasında bu yolda usulüne uygun bir ıslah talepleri de bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece talep aşılarak fazla ödemenin istirdadına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme talebinin kabulüne ve Dairemizin temyiz dilekçesinin reddine dair ilamın kaldırılmasına, ikinci bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy