(4822 S. K. Geç. m. 1) (1086 S. K. m. 45/2)
Dava: Taraflar arasındaki 4822 sayılı kanunun geçici 1. maddesi gereğince borç miktarının tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacılar, murisleri Yusuf Sağlam'ın kredi kartı borcu sebebiyle davalı banka tarafından haklarında yapılan icra takibine itiraz etmeleri üzerine aleyhlerine İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açıldığını, yargılama devam ederken yürürlüğe giren 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesinden yararlanmak için yaptıkları başvuru üzerine davalı bankanın fazla miktarda borç çıkardığını iddia ile 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesine göre borcunun tespitini istemişlerdir.
Davalı banka, davacıların başvuruları üzerine 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesine göre hesaplama yapılarak borç miktarının belirlenip kendilerine bildirildiğini, davacıların kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesine göre ve bilirkişi raporu esas alınarak toplam 3.493.127.356 TL. borcun tespitine karar verilmiş; hüküm, davalı banka tarafından temyiz edilmiştir.
1- Borcun tespiti için açılan bu davada, her ne kadar mahkemece 4822 sayılı yasanın geçici 1. maddesi esas alınarak inceleme yapılmış ise de; davacıların dava dilekçesindeki beyanlarını ve dosya içeriğinden, aynı borçla ilgili olarak davalı alacaklı banka tarafından yapılan icra takibine vaki itirazın iptali için 19.9.2002 tarihinde İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2002/1420 esas sayılı davanın açıldığı anlaşıldığı gibi o davanın yargılaması sırasında 20.11.2003 tarihinde verilen görevsizlik kararı ile davanın İstanbul 2.Tüketici Mahkemesine intikal ederek 2004/3449 numarasını alıp halen derdest olduğu, Dairemizin 2004/2774-11092 sayılı 9.7.2004 tarihli "Geri Çevirme" kararı üzerine gönderilen İstanbul 2.Tüketici Mahkemesinin incelenen dosyasıyla sabittir. Bu durumda aynı borç için açılmış olan her iki dava arasında bağlantı bulunup verilecek kararlar birbirlerini etkileyecek nitelikte olduklarından davacı borçlular tarafından açılan bu davanın, HUMK.nun 45/I. Maddesi uyarınca İstanbul 2.Tüketici Mahkemesinde halen derdest olan 2004/3449 esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Bozma sebeplerine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Kararın ( 1 ) nolu bentte gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, ( 2 ) nolu bentte gösterilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek bulunmadığına, 11.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy