(4077 S. K. m. 1, 2, 3, 23)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacılar, davalı Toplu Konut İdaresince yaptırılarak kat malikleri ve ada yönetimine teslim edilen 3. Etap, 17328 Adadaki Eston Bloklarının ortak kullanım alanlarında ve bağımsız bölümlerde eksik, hatalı ve gizli ayıplı imalatların ortaya çıktığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik 27.000.000.000 TL' nin tahsiline karar verilmesini istemişler; 27.11.2000 tarihli birleşen davalarında da aynı nedenlerle şimdilik 9.800.000.000 TL' nin tahsilini istemişlerdir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak ortak yerler için 5.100.000.000 TL, bağımsız bölümler içinde 27.000.000.000 TL'nin tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra Kapsam başlıklı 2. maddesinde Bu kanun, 1. maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tahsil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bu hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet şahsına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uzlaşmazlıkta davacı (alacı), davalı (satıcı) olup aralarında 4077 sayılı yasa kapsamında konut alım satımına ilişkin sözleşme ilişkisi bulunduğu anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre, davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler, kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi, yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2- Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Davalı tarafça temyiz olunan kararın 1 nolu bentte gösterilen nedenle BOZULMASINA, 2 nolu bentte gösterilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine 29.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy