(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı Bilal Sevilmiş'e ait taşınmaz hissesinin satın alınması için 20.12.2001 tarihli adi yazılı sözleşme düzenlediklerini, satışın teminatı olarak davalı Bilal'e 20.000 dolarlı teminat senedi verdiğini, davalı Bilal'in senedin arka tarafına yazılı olan teminat ibaresini yırtarak diğer davalı Metin Bektaş'a ciro ettiğini, davalı Metin'in de bu senede dayalı olarak icra takibi yaptığını ileri sürerek, icra takibine konu bononun iptalini istemiştir.
Davalı Metin Bektaş, bonoyu ciroyla diğer davalıdan aldığını, kendisinin iyi niyetli olduğunu savunmuş, diğer davalı Bilal Sevilmiş ise, protokolün ayrı, senedin ayrı olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının senedin teminat senedi olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davacının davalı Bilal Sevilmiş'e yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı, davalı Bilal'e ait taşınmaz hissesini satın almak için protokol düzenlendiğini, satışa teminat olarak davalı Bilal'e verilen bonodaki teminat olduğuna dair ibarenin davalı Bilal tarafından kesilerek diğer davalıya ciro edildiğini ileri sürmekte olup, bu iddiasına dayanak olarak da protokole dayanmıştır. 20.12.2001 tarihli haricen düzenlenen protokolün incelenmesinde, davalının hissesini toplam 15.000.000.000 TL bedelle sattığı, Hasan Mehmet Sevilmiş'ten almış olduğu 20.000 dolara ait senedin satış yapıldıktan sonra iade edileceği ve senedin hükümsüz olacağının kararlaştırıldığı, protokolün davacı şirket adına Hasan Mehmet Sevilmiş ve davalı satıcı Bilal Sevilmiş tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır. Öte yandan davalı Bilal davaya cevap dilekçesinde, davacının protokole uymadığını, protokolün ve senedin ayrı olduğunu savunmuş ve ancak aynı cevap dilekçesinde protokol yapılırken aldığı senedin protokol altına derc edildiğini, protokolün altında 20.000 dolarlık senet bahsi geçseydi o protokolü imzalamayacağını belirtmiştir. Az yukarıda anılan protokoldeki ibareler ve kararlaştırmalar ile davalı Bilal'in cevap dilekçesinde yer alan açıklamalar dikkate alındığında, dava konusu bononun protokolde kararlaştırılan taşınmaz satımına yönelik teminat olarak davacı tarafından davalı Bilal'e verildiğinin kabulü gerekir. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek davalı Bilal hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle bu davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
2- Davacının davalı Metin Bektaş'a yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; davalı Metin Bektaş, dava konusu bonoyu diğer davalıdan ciro yoluyla devraldığını, kendisinin iyi niyetli olduğunu savunmuştur. Mahkemece teminat bonosu olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın tümden reddine karar verildiği için davalı Metin Bektaş'ın bu savunması üzerinde durulmamış, davacının bu yöne ilişkin varsa delilleri toplanmamıştır. Az yukarıda (1) numaralı bentte açıklandığı üzere, davacının bu bonoyu davalı Bilal Sevilmiş'e teminat olarak verdiği kabul edilmek suretiyle, davalı Metin Bektaş'ın savunması üzerinde durulmalı, davacıdan bu yöne ilişkin varsa delilleri sorularak toplanmalı, davalı Metin Bektaş'ın da varsa delilleri alınmalı ve hasıl olacak sonuca uygun karar verilmelidir. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek davanın Metin Bektaş yönünden de reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1 ve 2 numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy