(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, asıl ve birleştirilen davada, kendisine ait mecurda 1.7.1997 tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olan davalının 1997 yılı ağustos, ekim, kasım, aralık ayları ile 1998 yılı ocak, şubat, mart, nisan, mayıs aylarına ilişkin kira bedellerini ödemediğini, başlatılan icra takiplerine de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazların iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, işyeri olarak kiraladığı mecuru imar planında konut olarak görünmesi nedeniyle kullanamadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, asıl ve birleştirilen davaların reddine, birleştirilen davaya konu olan icra takibindeki asıl alacak miktarı üzerinden %40 inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Taraflar arasında düzenlenen 1.7.1997 başlangıç tarihli kira sözleşmesinde, mecurun bayan kuaförü olarak kullanılacağı kararlaştırılmıştır. Dava konusu taşınmaz, projesinde mesken olarak göründüğünden, belediyece ruhsat verilmeyeceğinin 19.9.1997 tarihinde bildirilmesi üzerine, kiracı İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde akdin feshi ve ödediği 3000 DM kira bedelinin tahsili için dava açmış, mahkemece aktin feshine, kararlaştırılan dönemde davacının kiracı sıfatını taşıması ve mecuru fiilen kullanması nedeniyle ödenen kira bedellerinin istirdatı talebinin reddinde karar verilmiş, anılan karar 19.1.2004 tarihinde Dairemizce onanarak kesinleşmiştir.
Taraflar arasında görülen aktin feshi davasında davalı durumunda bulunan kiralayan, mecurun kiracının kullanımında bulunduğunu, teslim edilmediğini, davacı durumunda bulunan kiracı ise, kiralayanın anahtarları almadığını savunmuş, sonuçta yargılama sırasında kiracı tarafından mecurun anahtarları 12.5.1998 tarihli celsede, mahkeme huzurunda davalı kiralayan vekiline elden teslim edilmiştir. Bu durumda davalı kiracı, mecuru fiilen elinde bulundurduğu 12.5.1998 tarihine kadarki kira bedellerini ödemekle yükümlüdür. Mahkemece taraflar arasındaki akdin feshi ve ödenen kira bedellerinin iadesine ilişkin davanın kesinleşmesi beklenilmeden ve kiralanana ait anahtarların anılan dava sırasında 12.5.1998 tarihli celsede teslim edildiği gözardı edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- İİK.nun 67. maddesinin ikinci fıkrası gereğince alacaklının inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için, icra takibinde haksız olmasının yanında kötüniyetli olması da gereklidir. Davacının icra takibinde kötüniyetli olduğu sabit olmadığı halde mahkemece alacaklının inkar tazminatına mahkum edilmiş olması da kabul şekli bakımından ayrıca usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci ve ikinci bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.1.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy