(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın husumet nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile yapılan 29.3.2002 günlü protokol gereği yerine getirildiği halde, yine protokolde kararlaştırılan 600.000.00 TL alacağın ödenmemesi nedeniyle başlattığı takibe yöneltilen itirazın iptalini ve %40 inkar tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
Davalı, protokolü her ne kadar asaleten imzalamış ise de aslında dava dışı Z. Bildirici alacağı ile ilgili olarak vekaleten imzalandığını, protokolün borç belgesi olmadığını, protokolünde davacının vaki şikayetlerinden vazgeçmek karşılığı ahlaka, adaba aykırı amaçla düzenlendiği iddiası varsa zaten istenemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, davalının müvekkili olan dava dışı Z. Altan'a olan borcu nedeniyle düzenlenen senette bizzat davalı avukat tarafından sahtecilik yapıldığı iddiası ile takibe konulduğu, bu konuda itirazın kaldırılması ve menfi tespit davası ile senette sahtecilik nedeniyle ceza davası açıldığı, yine davalı hakkında baroya şikayette bulunulduğu esnada dava konusu 29.3.2002 tarihli protokol düzenlenerek, dava ve şikayetlerden vazgeçilmesi suretiyle, başka bir icra takibinden tahsil edilecek paradan davacıya 600.000.000 TL ödenmesi karşılığı tarafların birbirlerini ibra etmeleri kararlaştırıldığı, dosya kapsamı ve protokol içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu protokol hükmüne göre davacının İzmir 6. İcra Tetkik Merciine ait 2001/1373 esaslı itirazın kaldırılması davası, İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen 2002/112 esaslı menfi tespit davasında davacı davasından feragat ettiği gibi, İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen 2002/155 esas sayılı senette sahtecilik suçundan davalının sanık olarak yargılandığı davada da müşteki olan davacı senetteki değişiklikleri kendisinin ya da kendi rızası ile davalının yaptığını beyan ederek, davalının beraatına karar verildiği, ayrıca baroya yapılan şikayetten de vazgeçildiği açıkça görülmekte, taraflar arasında gelişen bu olaylar ve davalının suç teşkil eden eylemleri nedeniyle sorumluluğunu ortadan kaldırmak için dava konusu protokol düzenlendiğinden davalının asaleten imzalama iradesinin açıkça belirgin olduğu protokolden dolayı oluşan alacağın tahsiline karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 22.03.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy