(818 S. K. m. 486)
Dava : Taraflar arasındaki senet iptali borçlu olmadığının tespiti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, adına kayıtlı aracın üç yıl önce kaza sonrası tamir ve bakım için bıraktığı şahıs tarafından haricen Çetin Erdeme satıldığını; ondan Halit Kaya'ya ondan da davalı Erkan Saltabaş'a satıldığını, Halit ile Erdem arasındaki anlaşmazlıkta davalının zorlamasıyla kefil sıfatıyla bir kambiyo senedine imza attığını, gerçekte davalıya hiçbir borcunun olmadığını, aleyhine icra takibi yapıldığını ileri sürerek senedin iptali ile borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı aracı Halit Kaya'dan haricen satın aldığını, Selahattin Erdem isimli şahsın aracı Halit'e kendisinin sattığını ancak parasını alamadığını söyleyip aracı götürmeye çalışırken polislerce yakalanıp aracın ruhsat sahibi davacıya iade edildiğini, davacının devir için kendilerinden ayrıca para isteyip bu arada aracı Çetin Erdemir'e devrettiğini, şikayet edeceklerini söyleyipte aracın parası karşılığı kefil olarak Halit'ten alınan kambiyo senedine imza attığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece aracın Halit tarafından Zeki'ye satıldığı ve geri alırken bono verdiği ve bononun da Ekrem'e verildiği davacının borçlunun olmadığı dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı adına trafikte kayıtlı bulunan 24 AN 043 plakalı aracın haricen satış sonucu dava dışı Halit eline geçmiş iken Halit tarafından davalı Erkan'a haricen satıldığı bilahare de aracın davalı elinden alınan kayıt maliki olan davacı tarafından dava dışı Çetin isimli şahsa kayden satılıp teslim edildiği ancak davalı Erkan'ın haricen satın alınan araç için ödediği bedelin iadesini temin amacıyla Halit tarafından kendisine verilen, 1.750.000.000 TL. lik 25.11.2000 tarihinde ödenmesi kararlaştırılan senette davacı Pehlül Yıldırım'ın da kefil olarak imzasının olduğu tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gibi taraflar arasında da bu konuda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Öyle olunca davacı kendi rızasıyla dava dışı Halit'in borcuna karşılık verdiği senedi kefil olarak imzaladığına göre bu senet nedeniyle hiçbir sorumluluğu ve borcunun olmadığının kabulüne olanak yoktur. Davacının bahis konusu senedi kefil olarak imzalaması ve kefaletinin de adi kefalet niteliğinde olması gözetilerek senet nedeniyle BK. 486 Maddedeki şartların oluştuğu nazara alınarak borçlu olduğunun kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece bu hususun gözardı edilerek davacının senet nedeniyle sorumluluğunu ortadan kaldıracak şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 3.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy