(2004 S. K. m. 67) (4077 S. K. m. 10)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının kredi kartı kullanımından kaynaklanan borcunu ödemediğini hesabın kat edilerek alacağın tahsili için icra takibine girişildiğini, icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, cevap vermemiş, duruşmaya katılmamıştır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı yasının 10/f maddesinde temerrüt faizinin akdi faizin %30'undan fazla olamayacağının yazılı olması yasanın da 14.6.2003 tarihinde yürürlüğe girdiği nazara alınarak bu maddedeki belirtilen faiz oranının değerlendirmeye alındığı hükmün gerekçesinden anlaşılmıştır. Mahkemenin kabulünde olduğu gibi 4077 sayılı yasanın 10/f maddesi 4822 sayılı yasa ile değiştirilmiş ve bu hüküm 14.6.2003 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yasanın yürürlük tarihi 14.6.2003 olduğuna, taraflar arasındaki uyuşmazlıkta takip tarihi 28.1.2002 olduğuna göre bu yasa hükmünde belirtilen oranın takip talebindeki işlemiş faizin hesaplamasında nazara alınmasına hukuken cevaz yoktur. Ancak 14.6.2003 tarihinden sonra asıl alacağa bu yasa hükmüne göre faiz uygulanmalıdır.
Mahkemece yapılacak iş, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar uygulanacak olan faiz oranı belirlenmeli, takip talebindeki asıl alacağa temerrüt tarihinden takip tarihine kadar belirlenen oranda faiz yürütülmeli, banka sigorta muamele vergisi uygulanmalı, böylece işlemiş temerrüt faizi + temerrüt faizinin banka muamele vergisi toplamından oluşacak miktar üzerinden itirazın iptaline, asıl alacağa takip tarihinden 14.6.2003 tarihine kadar mahkemenin belirlediği oran, 14.6.2003 tarihinden itibaren de 4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı yasanın 10/f maddesine göre belirleyeceği orandaki faizi belirtmek suretiyle takibin devamına karar verilmesi gerekirken, 4077 sayılı yasanın 10/f maddesinin yürürlüğü öncesine götürülerek belirlenen faiz oranından hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçelere göre temyiz olunan kararın davacı banka yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy