(818 S. K. m. 41, 43)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı ile imzalamış oldukları ortaklık sözleşmesi gereğince, kendisine ait taşınmaza davalı tarafından pamuk ekilerek yetiştirileceğinin, tüm masrafların da davalıya ait olacağının, elde edilecek ürünün ise sözleşmede öngörüldüğü üzere paylaşılacağının kararlaştırıldığını, davalının ise ekmiş olduğu pamuğa gereken bakım ve masrafları yapmadığını bu nedenle zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere, 6.000.000.000 TL tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşme gereğince edimlerini yerine getirdiğini, ürüne gerekli olan bakımları da yaptığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak, davalının pamuğu yeterince sulamaması nedeniyle davacının uğramış olduğu 6.000.000.000 TL zararın ödetilmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasındaki 15.10.2000 tarihli ortaklık senedinde, net mahsul gelirinin %40'nın mal sahibine, %60'ının ise tüm masrafları üstlenen ortağa ait olacağı kararlaştırılmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ise pamuğun yeterince sulanmaması nedeniyle oluşan net ürün kaybı üzerinden uğranılan toplam net zarar miktarı belirlenmiş, mahkemece de bu miktar üzerinden hüküm kurulmuştur. Oysa ki davacı, 15.10.2000 tarihli ortaklık sözleşmesi gereğince ancak alınacak mahsul gelirinin net %40'ını isteyebileceğinden uğramış olduğu zarar da bu miktar kadar olacağından hükmedilecek tazminat da bu miktarla sınırlı olmalıdır. Mahkemece açıklanan bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde tüm net ürün kaybı üzerinden karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: 1. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 31.1.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy