(4721 S. K. m. 227)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de davacı vekili duruşmadan feragat ettiğinden incelemenin evraklar üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı ile 1994 yılında evlendiklerini, davalının açtığı boşanma davasının reddedildiğini, davalının fiilen ayrı yaşamaya devam ettiğini, 1978 yılında Edebiyat öğretmeni olarak göreve başladığını, 1993 yılında beş ortak Final Dershanesini kurduklarını, davalının isteği ile 1995 yılında dershanedeki hissesi 20.000 DM.na devrettiğini, 1999 yılında emekli oluncaya kadar özel dershanede çalışmaya devam ettiğini, tüm birikimlerini evlilik süresi içerisinde davalı eşine verdiğini, katkıları sonucu davalının Avukatlık Sitesinden iki daire satın alıp, taşınmazların tapu kayıtlarını kendi üzerine aldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkı saklı tutularak yarı payına karşılık 40.000.000.000 TL. nin davalıdan yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasını istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dava, katkı payına dayanan alacak istemine ilişkindir. Davacı ile davalının 1994 yılında evlendikleri, davalının 5.4.2001 tarihinde açtığı boşanma davasının reddedildiği, tarafların 1999 yılından bu yana ayrı yaşadıkları uyuşmazlık konusu değildir.
479 parsel numaralı taşınmazdaki 4 nolu daire, tarafların fiilen ayrı yaşadıkları dönemde davalı tarafından 13.4.2000 tarihinde satın alındığına göre, davacının bu taşınmazda katkısı olduğu söylenemez. Ne var ki 9 nolu daire evlilik birliği devam ederken 30.9.1998 tarihinde satın alınmıştır. Dosyadaki delil ve belgelerden davacının evlilik birliği devam ederken çalıştığı ve gelirinin olduğu, maaşlarını ve dershanedeki hissesini devir nedeniyle aldığı bedeli davalıya verdiği, davalı kocanın da bu paraları dava konusu 9 nolu taşınmaz alımına katarak mal edindiği anlaşılmaktadır. Davacı eş, katkısını eşine bağışlamış değildir. İlişkinin temelinde kadının taşınmazdan katkısı oranında yararlanacağı düşüncesi bulunmaktadır. Evlilik devam ettikçe bu yaralanmada devam edecektir. O halde davalı eşin iade borcu, iade anındaki duruma göre belirlenmelidir.
Mahkemece yapılacak iş, evlenme tarihinden itibaren tarafların maaş durumları, diğer gelirleri, davalı eşin geçim yükümlülüğünde olduğu gözetilerek, barınma ve geçim için sarf etmesi gereken miktarın ne olduğu araştırılıp, davalının gelirinden düşülerek, taşınmazın alımında tarafların katkı oranları tespit edilip, bu oran taşınmazın dava tarihindeki rayiç değerine uygulanarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan kararın 2. bentte açıklanan nedenle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 02.06.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy