(1086 S. K. m. 38)
Dava: Taraflar arasındaki sataşmanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı eczane sahibi olduğunu, Emekli Sandığı ile anlaşmalı eczane olarak çalıştığını, reçetelerin incelenmesi sırasında üç adet reçetedeki ilacın alınmadığı gerekçesi ile sözleşmenin 7 yıl süreyle feshedildiğini, feshin haksız olduğunun tespiti ile iptaline, sataşmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı davacının dava açmakta hukuki yararı olmadığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını belirtmek suretiyle davayı reddetmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında Maliye Bakanlığı ile Türk Eczacılar Birliğinin imzaladığı 15.2.2002 tarih 24672 mükerrer sayılı Resmi Gazetede yayınlanan protokol hükümlerine uygun olarak sözleşme ilişkisi kurulduğu uyuşmazlık konusu değildir. Davalı kurum sahte reçete düzenlediği gerekçesi ile sözleşmesi fesih etmiş davacı fesih işleminin geçersizliğini istemiştir. Davalı kurum fesih işlemi ile kendisi ve diğer kamu kuruluşlarını da etkiler şekilde davacı ile muaraza yaratmıştır. Bu nedenle dava açmakta davacının hukuki yararı vardır. Davacı tarafından açılan dava mahiyeti itibariyle muarazanın meni niteliğindedir. Dairemizin istikrarlı uygulaması da bu yöndedir. Mahkemece, işin esasına girilerek ortaya çıkacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hüküm davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 12.04.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy