(818 S. K. m. 44, 98) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Zakir Liman vekili avukat Fikri Sarıaslan ile Türk Telekom A.Ş. vekili avukat Yasemin Saraçgil aralarındaki dava hakkında Erzurum 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 12.6.2003 tarih ve 433-286 sayılı hükmün Dairenin 13.10.2004 tarih ve 5673-14411 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
Karar: Davacı, davalı şirketin telefon abonesi olduğunu, Haziran ve Temmuz 2001 dönemleri için gelen fatura bedellerinin çok yüksek olduğunu, 14.053.900.000TL'lık görüşme yapmasının mümkün olmadığını öne sürerek, bu faturalar nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıya ait hatta ve kontör atışında herhangi bir arıza bulunmadığını, idare elemanları tarafından kontör atışının çok fazla olduğunun fark edilmesi üzerine 9.7.2001 tarihinde telefonun alo bilgi servisine kapatıldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, telefonda herhangi bir arızanın bulunmadığı, önceden süregelen abonelikte sonradan gerçekleştirilen alo bilgi hattı için abone davacının hizmet dışı bırakmak için başvuruda bulunmadığı ve hattı kabul ettiği, görüşme bedellerinin de kontörlere göre yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verilen hüküm, davacının temyizi üzerine Dairemizce onanmış, davacı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Davacının, 9.9.1987 tarihinde davalı ile abonelik sözleşmesi imzaladığı, sözleşmede telefonun şehirlerarası tam otomatiğe açık bölümünün işaretlendiği, milletlerarası tam otomatiğe açık kısmının işaretlenmediği, 900'lü hatların ise sözleşme tarihinde mevcut olmadığı, öte yandan sözleşme tarihinden sonra abonelere sunulan bu yeni hizmet dolayısıyla davacıdan bu hizmetten faydalanmak isteyip istemediğinin sorulmadığı, davacının bilgisi ve rızası dışında telefonunun 900 lü hatlara açık tutulduğu anlaşılmaktadır. Kural olarak abonman sözleşmesi düzenlenirken, telefonun özellikle şehirler arası, milletlerarası ve 900 lü hatlara açık olup olmadığının belirtilmesi ve ilgili hanelerin doldurulması hususunda, kurum elemanlarınca abonenin uyarılması ve bunlardan hangisini istiyorsa, onun işaretlenmesi gereklidir.
Sözleşme tarihinde 900'lü hatlar mevcut olmadığına göre, sonradan abonelere sunulan bu yeni hizmet için de aynı uygulama yapılmalı, aboneden bu hatların görüşmeye açık tutulmasını isteyip istemediği sorulmalı, ancak istemesi halinde telefon hattı 900'lü hatlara açılmalıdır. Davalı idarenin bu şekilde bir uygulama yapmadan davacının rızası ve bilgisi dışında aboneliğini 900'lü hatlara açık tuttuğu görülmektedir. Hal böyle olunca kural olarak davalı idarenin de kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirmediğinden oluşan zararın artmasında müterafik kusurunun varlığının kabulü gereklidir. BK. nun 98. maddesi delaletiyle aynı yasanın 44. maddesinin 1. fıkrası hükmüne göre, zarara uğrayan zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödeyenin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir. Şu durum karşısında davaya konu olayda BK. nun 44. maddesinin uygulanması açısından olay somutlaştırılmalı tarafların iddia ve savunmaları ve kanıtları gözönünde bulundurularak Bk. 44. maddesinin uygulanmasına etki yapacak sübjektif nedenler belirlenip değerlendirilmeli, hasıl olacak uygun sonuç çerçevesinde hak ve nesafet kuralları da nazara alınarak 900 lü hatlarla konuşmalardan dolayı tahakkuk eden miktardan indirim yapılarak sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece açıklanan bu husus gözardı edilerek yazılı şekilde davanın tümüyle reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup kararın bu nedenle bozulması gerekirken Dairemizce sehven onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşılmış olup, davacının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemize ait 13.10.2004 tarihli 2004/5673 esas 2004/14411 karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına hükmün açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemize ait 13.10.2004 tarihli 2004/5673 esas 2004/14411 karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının açıklanan gerekçeyle BOZULMASINA, evvelce alınan onama harcı ile peşin harcın istek halinde iadesine, 14.02.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy