(2004 S. K. m. 67)
Dava : Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, 10.1.2002 tarihinde Karl Martin isimli şahsın satın aldığı malların bedeli 13.352.000.000 TL.'nı kredi kartı ile ödediğini, pasaport kimlik kontrol edilip kredi kartları merkezi de satıcı onay verince satışın yapıldığını, hesabına yatan paradan 400.000.000 TL.'nın nakit çekilip 3.500.000.000 TL.'nı da havale ettiğini, kalan 8.716.994.000 TL.'nın bankaca sahte kart kullanıldığı iddiasıyla verilmediğini, yapılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali ile inkar tazminatını talep etmiştir. Davalı, davacı ile aralarındaki işyeri için üyeliğe kabul, kayıt ve Tele Alışveriş uygulama sözleşmesinin 6 ve 13. maddesine aykırı davranılması nedeni ile zarardan davacının sorumlu olduğunu savunarak davanın reddi ile kötüniyet tazminatını talep etmiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporuna göre tarafların müterafik kusurlarının olduğunun kabulü ile 2.407.875.000 TL. üzerinden itirazın iptali ile inkar tazminatına hükmedilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 6. maddesi gereğince "onay almamak amacı ile bir satış için birden çok satış belgesi düzenlendiği taktirde bankanın tutarın tümünü ödememe eğer ödemişse üye işyerinden derhal ve nakden geri isteme hakkı saklıdır" denmek sureti ile davalının sorumlu olmadığı kararlaştırılmıştır. Davacının 13.352.000.900 TL.'lık satım için birden çok işlem yaptığı sabittir. Davacı bu şekilde hem sözleşmeyi ihlal etmiş hem de provizyon almamak sureti ile bankanın kartın sahte veya çalıntı olup olmadığını kontrol etme olanağını ortadan kaldırmıştır. Bu durumda somut olayda bankanın kusurundan söz edilmesine imkan yoktur. Davacının sözleşmeyi ihlali ile zararın ortaya çıktığı ve sözleşme gereği bunu tazmin yükümlülüğünün davacıya ait olduğu gözetilerek mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bendde açıklanan nedenlerden dolayı davacının tüm davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bend gereği temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 10.2.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy