(4822 S. K. m. 3, 23)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı O. Denizcilik Hiz. Ltd. Şti. avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı şirket yetkilisi H.İ ve vekili avukat H.İ.L gelmiş, davacı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, denizcilik eğitimi almak üzere davalılara başvurduğunu, 1 yıllık hazırlık sınıfını başarıyla tamamladığı halde davalı tarafça hiçbir neden gösterilmeden 1. sınıfa kaydının yapılmadığını, eğitim amacıyla Yalova'dan Mersin'e gelip ev tutup eşya getirdiğini, masraf yaptığını, üzüntü duyduğunu ileri sürerek 2.000.000.000 TL maddi, 2.000.000.000 TL manevi tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuş, davacının eğitim ücretini eksik ödediğini ileri sürerek 100.000.000 TL manevi tazminat ile 815.947.500 TL alacağın tahsili için karşı dava açmışlardır.
Mahkemece, asıl davanın davalı R. Denizcilik Eğitim Merkezi yönünden husumetten reddine, davalı O. Ltd. Şti. yönünden kısmen kabulü ile 1.300.000.000 TL maddi, 750.000.000 TL manevi tazminatın tahsiline, karşı davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş; hüküm, davalı O. Denizcilik Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından temyiz edilmiştir.
1- 4822 Sayılı Kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesinde Kanunun uygulanmasıyla ilgili tanımları yapılıp bu arada "Bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet hizmet, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi tüketici kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri" satıcı olarak tanımlamıştır. Aynı yasanın 23. maddesinin 1. fıkrasında ise "Bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır" hükmüyle, kanunun uygulanmasından doğacak ihtilaflara bakacak" görevli mahkeme belirtilmiştir.
Somut olay değerlendirildiğinde, davacı tüketiciler ile davalı satıcı arasında eğitim hizmeti satımından kaynaklanan bir uyuşmazlık bulunduğu anlatılmaktadır. Hal böyle olunca, "sözü edilen yasanın 23. maddesi hükmü" gereğince davaya bakmaya tüketici mahkemesi görevlidir. Mahkemece, tüketici davalarına bakmakla görevli ayrı bir tüketici mahkemesi var ise görevsizlik kararı verilmesi, yok ise davaya tüketici "mahkemesi" sıfatıyla bakılması gerekirken, davanın esasına girilerek hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2- Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 400 YTL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 9.6.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy