(818 S. K. m. 117, 213)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının, yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılan nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen, hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, dava konusu 1.687 nolu parseldeki davalı, payının noterde düzenlenen 29 6.1994 günlü satış vaadi sözleşmesi ile peşin ödenen 250.000.000 TL bedel karşılığı tapusunun 1.7.1995 tarihinde verilmesinin kararlaştırıldığı halde, taşınmazın iştirak halinde mülkiyete tabi olduğu bahane edilerek devrinin verilmemesi nedeniyle ödenen 250.000.000 TL satış bedeli ile munzam zarar karşılığı 11.000.000.000 TL'nin yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, sözleşmenin geçerli olduğunu bu güne kadar taşınmazın tapusu için talepte bulunulmadığını davanın zamanaşımına uğradığını, taşınmazın halen davacı elinde olduğunu semerelerinden faydalandığını, isterse dava açıp tapuyu alabileceğini bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmenin feshi ile 11.250.000.000 TL'nin 13.4.2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasında düzenlenen 29.6.1994 günlü taşınmaz satış vaadi sözleşmesi yasal şartlara uygun olarak düzenlendiğinden geçerlidir. Taraflar arasında tapunun verilme tarihi sözleşmede 1.7.1995 olarak kararlaştırılmış ise de davacı Kadıköy 5. Noterliğinden gönderdiği 22.03.2001 tarihli ihtarı ile tapunun devrini talep etmiş ve 10 gün süre tanımıştır. Buna göre ifanın imkansız hale geldiği tarih bu ihtarnamenin; tebliğinden, itibaren 10. gün sonrasına rastlayan tarihtir. Davacı bu tarih itibariyle taşınmazın, ikame değerini istemek hakkına sahiptir. Davacı, ödediği bedelle birlikte munzam zararını da talep etmiş olup bu talebin ikame değerini de kapsadığının kabulü gerekir. Mahkemece keşif yapılarak taşınmazın ifanın imkansız hale geldiği tarih itibariyle ikame değerinin, tespiti ile bundan davalının hissesinin tekabül ettiği miktar bulunarak, ve taleple de bağlı kalınarak bulunacak miktara hükmedilmesi gerekir. Kaldı ki davalı taşınmazın davacı elinde bulunduğunu ileri sürmüş buna davacı tarafça da karşı konulmadığından davacı elindeki taşınmazı iadeye hazır olduğunu bildirdiği taktirde dava açabilir.
Mahkemece davacıya iadeye hazır olup olmadığı sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup. bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda ( 1 )nolu bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ( 2 )nolu bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 15.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy