(4721 S. K. m. 994)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının kayıt maliki olduğu Brodway aracı 21.12.2001 gününde noter sözleşmesi ile satın aldığını, ancak aracın hırsızlık malı olduğu bildirilerek Emniyet Müdürlüğünce el konulduğunu, aracın zaptından dolayı zarara uğradığını ileri sürerek, aracın satım bedeli 5.036.000.000 TL ile masraflar toplamı 819.950.000 TL. nın faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, aracın sorunsuz olarak resmi şekilde satıldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 5.651.734.992 TL. nın davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı yargılama aşamasında dava konusu aracın trafik kazası sonucu pert olduğunu, sigorta şirketi tarafından Murat Sarı isimli şahsa satıldığını, kendisinden satış için vekalet istendiğini, verdiği vekalet ile davacıya satışının yapıldığını, bu sebeple satıştan kendisinin sorumlu olmadığını, davacıdan satış bedeli de almadığını açıklamıştır. Yukarda da kısaca özetlendiği gibi, dava, ayıplı satım sebebiyle tazminat istemine ait olup, davacı, davalıdan satın aldığı aracın motor ve şase numaralarının değiştirilmiş olduğunu ileri sürmektedir. Buna karşılık davalı ise, aracın ilk sahibi olduğunu aracın geçirdiği trafik kazası sebebiyle hurda haline geldiğini, araç mülkiyetinin sigortacıya terk edilmek suretiyle sigorta şirketinin isteği doğrultusunda araç satışının davacıya yapıldığın savunmuştur.
Sigortalı aracın ağır hasar görmesi durumunda tamiri ekonomik bulunmadığından pert-total işlemine tabi tutulduğu, şayet araç hurdası sigortalıya bırakılmış ise, aracın hurda değerinin tenzilinden sonra bakiyesinin sigortalıya ödendiği, aksi halde, hurda aracın sigorta şirketince değerlendirildiği, ancak, bu halde, hurda aracın mülkiyetinin devrine yönelik sigortalıya (poliçe genel şartlarına getirilen hükümler ile) yükümlülük getirildiği bir gerçektir. Şayet davalı, savunmasında belirttiği üzere, sırf poliçe genel şartlarından (sözleşmeden) doğan zorunluluk gereği aracın mülkiyetini sigortacının gösterdiği kişiye devretmiş ise, bu eylemi sırf sigortacı ile sözleşme ilişkisinin zorunluluğundan doğduğundan sorumluluğundan söz etmek mümkün değildir. Pert haline gelen araç sebebiyle aracın gerçek değerini sigorta tazminatı olarak alan araç malikinin sigorta şirketinin talebi ile kayden mülkiyetini devretmesi gerçek anlamda bir satış ilişkisi dahi değildir. Zira satış bedelinin semenini sigortalı değil sigortacı almaktadır.
Bu halde mahkemece, davalıya ilişkin araçla ilgili düzenlenen poliçe genel şartlarının getirtilmesi, aracın pert işlemine tabi tutulması durumunda sigortalının (davalı) yükümlülüklerinin tespit edilmesi, somut olayda, araç hurdasının hangi tarafta kaldığının gerektiğinde sigorta şirketinden de sorulması, şayet, davalı sırf sigorta sözleşmesinin gereği olarak aracın devrini gerçekleştirmiş ise, davanın reddine, aksi durumda davacıyı zarara uğratmak ve haksız menfaat temin etmek kaydıyla hareket ettiğinin kanıtlanması durumunda satış bedeli konusunda talebin kabulüne karar vermek gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, 28.06.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy