(4721 S. K. m. 208, 238, 254, 255) (4787 S. K m. 4/1)
Dava:Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar:Davacı, 1975 yılında evlendiği davalıdan Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 09.04.1999 gün ve 1998/366 Esas, 1999/240 Karar sayılı olan ve 02.11.1999 tarihinde kesinleşen ilamı ile boşandıklarını ileri sürerek, evlilik birliği içerisinde edinilen mallara ilişkin toplam 1.500.000.000.-TL katkı payının tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava konusunun Medeni Kanun'un ikinci kitabında yer alan evlilik birliğinin devamı süresi içerisindeki eşlerin katkılarının hesaplanmasına ilişkin ilkeler dikkate alınacağından davanın görülmesinin aile mahkemelerinin görevinde kaldığı sonucuna varılarak, davanın görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
Türk Medeni Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 1. maddesinde belirtildiği gibi, Türk Medeni Kanunu'nun yürürlüğe girdiği ve yapılan değişikliklerden önceki olayların hukuki sonuçlarına bu olayda hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmiş ise kural olarak o kanun hükümlerinin uygulanacağı kuşkusuzdur. Türk Medeni Kanunu'nun mal rejimi ile ilgili hükümlerinde değişiklik yapan 4721 Sayılı Kanun 01.01.2002 tarihinde yürürlüğe girmiş olup, oysa bu dava 15.02.2000 tarihinde açılmıştır. 18.01.2003 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanunun 4. maddesi aile mahkemelerini MK'nun ikinci kitabında yazılı dava ve işlere bakmakla görevli kılmış ise de MK'nun 2. kitabında eşler arasındaki mal rejimlerinin tasfiyesine ilişkin hükümler yer almış olup, eşlerden birinin tasfiye isteyebilmesi için evlilik birliğinin ölüm, boşanma veya iptal sebebiyle sona ermiş olması veya tarafların bir sözleşme ile yeni bir mal rejimini seçmiş olmaları gerekmektedir. Oysa somut olayda taraflar sözleşme ile yeni bir mal rejimine de geçmiş değillerdir. Böyle olunca .uyuşmazlık MK'nun istihkak ve BK. hükümlerine göre çözümleneceğine göre, mahkemece işin esasına girilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.06.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy