(2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali ve alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Tuğba Bodur ile davacı vekili avukat Hasan Öztürk'ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulanan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıya ziraat aleti sattığını 4.08.2001 tarihli 1.003.000.000 TL bedeli faturanın gönderildiğini, ancak itiraz edilmediğini ve bedelinin de ödenmediğini, yapılan takibe de haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile% 40'tan aşağı olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı şirket ile hiçbir alış-verişinin bunmadığını, borcun ve faturanın konusu olan malı dava dışı Erdem Saka isimli şahıstan satın alıp bedelini ona ödediğini, davacı şirketin bu malı Erdem Sakaya satıp karşılığında çek aldığını ancak bedelini alamadığından faturayı kendisi adına kesip, takip yaptığını ileri sürerek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, faturaya davalı tarafından itiraz edilmediği ve borcun ödendiğini de davalının ispat edemediği kabul edilerek, itirazın iptali ile % 40 inkar tazminatına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya sattığı ziraat aleti bedelinin ödenmediğinden bahisle bu davayı açmıştır. Davanın hukuksal dayanağı satım ilişkisidir. Davalı, satım ilişkisini kabul etmediğinden, davacının akdi ilişkinin varlığını yasal delillerle kanıtlaması gerekir. Davacının ibraz ettiği 04.08.2001 tarihli fatura açık fatura olup, davacı tarafından tek taraflı düzenlenmiş bir belgedir. Faturaya davalı tarafından itiraz edilmemesi ve davacı şirketin defter ve belgelerindeki kayıtların aleyhe delil olamayacağı gözetildiğinde, bu faturanın tek başına satım ilişkisini ispata yeterli olmadığı kabul edilmelidir. Bu durumda, davacının akdi ilişkinin davalı ile kurulduğunu iddiasını isbat ettiği söylenemez. Ancak davacı dava dilekçesinde sair tüm deliller demek suretiyle açıkça yemin deliline de dayandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davacıya, davalıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılarak sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı lehine BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 375.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 20.09.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy