(818 S. K. m. 125, 213) (2644 S. K. m. 26) (4721 S. K. m. 634)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı, davacı avukatınca da duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belirli günde taraflardan gelen olmadığından incelemenin evraklar üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, 14.9.1989 gününde davalıya ilişkin 14 parsel s. taşınmazın 1000 m2'lik kısmını haricen yapılan sözleşme ile satın aldığını, satış bedelinin 10.000 DM'sini satıştan bir yıl önce banka havalesi ile gönderdiğini, bakiyesi 30.000 DM.lik kısmını elden ödediğini, ancak davalının kendisini oyalayarak tapu ferağını vermediğini ileri sürerek satış bedeli olarak ödediği 40.000 DM.nin faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı taraf, harici senedin geçersiz olduğunu, iddiaların doğru bulunmadığını ve zaman aşımı süresinin dolmuş olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece 10.000 DM.nin fiili ödeme günüdeki TL. karşılığının faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1- Taraflar arasında yapılan 14.9.1989 günlü adı yazılı sözleşme, tapulu taşınmazdan pay satışına ait olup, resmi biçimde yapılmadığı için BK. 213. Tapu Yasası 26 ve MK. 634. Yeni MK. 706. maddeleri gereğince geçersizdir. Geçersiz sözleşme ile taraflar ancak verdiklerini karşılıklı olarak aynı anda isteyebilirler. Dava konusu taşınmazda satışa konu olan 1000 m2'lik kısmın Eylül 1990 gününde davacıya teslim edileceği harici sözleşmede belirtilmiş ise de davacı tarafından bu yerin kendisine teslim edildiği ve zilyet olunduğu hususu da iddia ve ispat edilmemiştir. Öyle olunca sözleşmenin yapıldığı tarihten davanın açıldığı tarihe kadar geçen süre BK.nun 125. maddesinde belirtilen 10 senelik zaman aşımı süresinden fazladır. Davalı tarafından zaman aşımı itirazında bulunulduğuna göre davanın zaman aşımı sebebiyle reddine karar vermek gerekirken yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre davacının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: 1. bentte yazılı sebeplerle temyiz edilen kararın davalılar yarına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan sebeplerle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istem halinde iadesine, 21.09.2004 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy